yazmak etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
yazmak etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

siz ,ben, blog :)

Son bi kaç haftadır yeni yeni isimler blogda parmak izlerini bırakıyor ve ben çooook mutlu oluyorum. Aldığım mailler de cabası arkadaşlar iyiki varsınız.Yalakalık yapmıyorum asla!Sadece yanımda olduğunuz ve bunu hissettirdiğiniz için birkaç satırda olsa sizler için yazmak istedim Sağolun...

Blog benimle konuşmak istiyor sanırım.Ne zamandır laflamıyoruz.



-Blog: Başşağım yavrum sen burda yazmaya başladığında sana hiç inanmıştım.

-Başak: Neye inanmadın şekerim?

-Blog:Okunacağına, insanların değer vericeğine ama beni utandırdın bebişim


-Başak: Valla blog ilk kez bir konuda mutabıkız.Seni utandırdım ya ölsemde gam yemem :)


-Blog: Bebişim gergin misin sen?Gel masaj yapayım sana...


-Başak:Sapık mısın sen yaa ?


-Blog:Bebeğim adın ne senin ? :)


-Başak: Bi rahat bırak yaa. Valla Sims te seni zenci yaparım yetmedi ocaktan çıkan yangında yakarım :)


Yeterrr. ...

Talihsiz Bedevi oldummm :)

Düşünün ki İzmir / Karşıyaka Çarşıda oturuyorsunuz ve bu oturduğunuz semt, mahalle herneyse şehrin bel kemiklerinden biri. Tam oturduğunuz apartmanın ön cephesinde metro, arka cephesinde de doğal gaz çalışmaları gerçekleştiriliyor ve birer gün ara ile ilk önce su boruları patlıyor daha sonra ki günde (yani bugün) elektrik kabloları kopuyor .
Kendinizi talihsiz bedevi gibi hissetmek içi bunlar yeterli değil mi ?
Değil :)
Şimdi size bir telefon konuşmasından, öncesinde ve sonrasında gerçekleşen komplike olaylardan bahsedicem.
Okuduktan sonra anlıyacaksınız neden kendimi bedevi ilan ettiğimi.
22 kasım perşembe saat 10 : 22 ilk kez bu kadar erken uyanmışım uzun zaman sonra... Kahvaltımı yaptım daha sonra mükemmel aromalı kahvemi hazırladım.Bilgisayarımın başına oturdum, başlatma düğmesine bastım.. "Hoşgeldiniz" yazısı çıktı ve şaaak diye elektirikler gitti. Neyse biraz bekledikten sonra klasik dairenin kapısını açıp otomatiğe basarak acaba sadece bizde mi yoksa heryerde mi gitti(?) kontrolu nu yaptım. Evet heryerde gitmişti, içim rahatladı kapıyı örttüm.O esnada dışarıdan gelen sesler , sokakta bir hareketlilik olduğunu düşünmeme neden oldu.Hemen balkona çıktım , Bi baktım ki metro kazısı yaparken kepçecik elektrik direğindeki tellere dokunmuş ! Onlarda kopmuş. Neyse efendim bi kaç saat içinde yapılır diye umarken saat 12 : 00 oldu tabi keyfim kaçtı."(zaten soğuk) Aklıma "186 elektrik arıza"yı aramak geldi. Biraz bekledikten sonra karşımdaki ses bu günün uzun olcağının belgesiydi :)
kısaltmalarla, zaten çok kısa olan bu görüşmeyi aynen aktarıyorum
Basak :B
Elektirkci : E
(abiyi hayal edelim hemen 40 yaşlarında- memur olma kriterlerinin tümüne sahip- sigaradan bıyıkları parmakları sararmış -hafif göbekli -tek başına- bir masa ,bir sandelye, telefon ve kataletik bir sobanın bulunduğu masasının üstünde pis bir çay bardağı olan bir odada görev yapan bir abi :p nedense sesini ilk duyduğumda ki yaptığım analiz bu başka türlü hayal edemedim :)
E: Aalllooovvv
B: iyi günler 1671 sok..... ... da ki kesinti için aramıştım
E: Nerdeee?
B: Az önceki söylediğim adreste yaklaşık 2 saattir elektrik kesintisi var
E: Ne kadar oldu ?
B: Beyfendi siz beni dinliyor musunuz ?Elektirik arızası var onun için aradım ilgilenir misiniz ?
E: Tamamdırrr kayıtı aldım Abla ! hemen ekip yolluyorum
Çaat sesi ve görüşme biter ...
"Be adam madem benim dediklerimi anlıyorsun neden nerdeee? Kaçtaa ? Diye bir daha soruyorsun? İnönü gibi işine geleni duyuyorsun be kardeşim diye içimden saydım ve yine oturdum bekemeye başladım."
Ancak saatler saatleri kovaladı içime sıkıntılar bastı ne gelen ne giden var derken saat oldu
17 :00 ve sonunda ekibimiz geldi.2 Saat te de tamir olayı sürdü oldumu saat 19:00 neyse derken elektiriklerimiz geldi ...
Hemen bilgisayarımı açtım kuzummm diyim bi hasret gidereyim diye. Anaaaa bi baktım disk okuma hatası yazıyor kocaman siyah bir ekranın ağırlığında.Bi kaç dakika öylece ekrana baktım Sinirimden ağlamamak için kendimi zor tuttum . Velhasıl sanıyorum ki; ani voltaj düşümünden dolayı C sürücüsü hasar gördü hemen bir format attım. Hırs yaptım çünkü bu bilgisayarı bugün açmam lazım ! ve saat
21 :00 ben bu yazıyı yazıyorum :)

Şimdi tüm bunları okuduktan sonra neden kendimi "Talihsiz Bedevi" ilan ettim anladınız mı ?

Not: Bir de birinci katta oturmanın en kötü şey olduğunu da anlamış oldum.Çünkü; üst katta oturan ve yaş ortalaması 60 olan herkesi fenerle (7. kat dahil olmak üzere bide alışveriş yapanları vardı aralarında ) evlerine çıkarttım.Bununla tam Talihsiz Bedevi oldum tüm yaşadıklarımda Kutup Ayısının ta kendisi :)

Hakkımdı

Bundan 3 - 4 sene önce bir kitap çıkartmayı düşünürken yazdığım bir ön sözdü bu hakkımda yazısı (kimilerinin beğendiği kimilerinin anlamıyarak dalga geçtiği yazı ) ancak yine birileri tarafından yolum kesildi pıstırıldım etkisiz hale getirildim ve vazgeçirildim . Yaa (baba) sen şimdi bu yaptıklarımı görsen yazdıklarımın okunduğunu,takdir edildiğini acaba o zamanlar bu fikrime destek olmadığın için kendinden utanırmıydın... Ama ne fayda o taslaklar -arkadaşımın ofisine gidip daktiloya geçirdiğim tektek, sayfa sayfa yazılar- bir soba alevinde yitip gitmezdi.

Hayatım bundan daha kötü gidemezdi diye düşündüğüm bir andı tıpkı şimdiki gibi o delikten çıkmadan bir kaç saniye önce ciğerlerim açıldı ve ne yazık ki boğuluyormuşum gibi hissettim daha sonra anladım ki bende ki bu değişiklik olmasaymış hayatta kalamazmışım çünkü; yaşamımı sürdüreceğim bu yeni ortamda su yerine hava mevcutmuş Anne karnındayken yaşadıklarımızı eğer hatırlıyor olsaydık sanırım şu anda ki yaşantımız pekte sağlıklı olmazdı.Düşünsenize bambaşka bir alem ve her türlü tehlikeden uzak bir zırh dahilinde mükemmel bir koruma ile süren kısa bir süre.Sanırım hayat böyle başlıyor hatırlamıyorum ama tıp bize böyle olduğunu söylüyor. Şimdi bazen o hayatı özlediğim oluyor ama bu imkansız biliyorum oraya geri dönemiyecek kadar büyüdüm.