wolkanca etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
wolkanca etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Yeni Tema

Gece birden bire gayrıciddi ye girdim ve baktım işte "bu" dedim kendi kendime. Evet evet bu ben bu themes i istiyorum.
Messenger a baktım Onur yok -başka kim olabilir dedim ve aklıma volkan geldi.Hemen aradım kardeşim ben o themesi iistiyroum dedim. Sağolsun bi sözümle hemen işe girişti.
İlk önce "gayrıciddi" yi bozdu sonra basakolmez.org u halleti :)
ve ortaya bu çıktı


Evet blogum şu anda kişilik problemi yaşıyor, kendini gayrıciddi.org sanıyor ama olsun zamanla geçicek düzelicek biliyorum :)

Toplandık :)




19 nisan ve biz toplandık :)
size bu satırları toplantı anında yazıp yayımlamak istiyordum ama sabah Wolkanla mekana gittiğimiz de bir sürprizle karşılaştık Wi - Fi ayağına heryerde ki wireless bağlantılarına son verilmiş o nedenle ancak şimdi yazıyorum.
İnanılmaz sıcak bir toplantı oldu gerçe
kten katılımda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.
İlk etapta tek tek gelen arkadaşları karşıladık sonrasında aramızda bloglarının isimlerini telaffuz edemeyen bloggerlar olabileceğine şahit olduk :) ( emre çok tatlıydın ablacım )

İsimleri tek tek yazıcam ama liste Wolkan da kaldı Mustafada da kalmış olabilir :p
ekleme olayını sonra yaparız sorun değil hemen sıcağı sıcağına fotoları eklemek için birşeyler yazmak istedim sadece


Yer konusunda çok büyük bir problem yaşadık resmen kovulduk desem yeridir :)
30 tane adam hepsinin blogger olduğunu düşünün hayatlarını uçlarda yaşayan anarşist ruhlu adamlar :) masa düzenini beğenmedikleri için kalkıp 80 kez şekil değiştirdiler :)
çoğunluk öğrenci olduğu için haklı olarak fix bir menüye karşı çıktık ve en sonunda ben kendini halkla ilişkiler müdüresi s
anan bayanla kavga ettim ve orayı terkettik.
kendimizi en rahat en özgür hissedebileceğimiz bir yere gitmeye karar verdik Kordon sahil ve çimler :)
işte herşey burada başladı sayıda azalma olsada ciddi anlamda güzel insanlar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık.

Geyik ve komik kısımlarını sanıyorum diğer arkadaşlarım yazarlar ben de burada yer veririm. Aslına bakarsanız ben bu yazıyı güncellerim sürekli ama şimdi herkesten önce yazmam gerektiği için bu acelem
Bizimle olan herkese sonsuz teşekkürler...

Not : resimlerin sıralaması tamamen dağılmış durumdadır hayal gücünüzü kullanmanız önemle rica olunur :)















































devam edicek :)

devamm :)

bu da gayrı ciddi nin izmir buluşması için çizdiği karikatür

:)


Wolkanca
da İzmir Buluşması için yazdığığım yazıya Gayrı Ciddi den hemen bir karikatür gelmiş. Çok hoşuma gitti sormaya fırsat kalmadan hemen aldım. Otopsiraporu kızmaz umarım :)

wolkanca ya takılma sonun iyi olmaz güzelim -Yapma ya !!

Ne olduğu belli olmayan,blogcuları bir araya getirip birbirine düşürmekten başka bi işe yaramayan bir şey de ( isim veremediğim için şey) son bi kaç haftadır uydurmasyon açılan bi kaç hesaptan, saçma sapan yorumlar almaya başladım. Önceleri aman boşver daha önce de bu tarz asalakalarla karşılaştın bi kaç yorum yapar ilgi çeker sonra tefolur gider dedim fekat baktım ki ne gidecekleri var ne susacakları. Ben de bu nedenle bu anlamsız şeyden üyleğimi sildim.
Aslına bakarsanız blog da böyle bir konunun bahsi bile geçmezdi ama son yazılan bir yorum beni ciddi anlamda rahatsız etti.
Aynen şu şekilde;

Wolkanım senle arkadaş olursam sonum iyi değilmiş :) Millet olayın farkında tabi. Ulan birincisi sonumun nasıl ve ne şekilde olacağını siz nasıl tayin edebilirsiniz? İkincisi ben wolkan a hastayım kardeşim onunla ölümüne giderim be :) 3 Senedir birşey olmamış Allah aşkına sonum mu kötü olacak.

Karışmasın bulaşmasın kimseler, beni sinir etmesinler!

mim güzeldir ama fazlası zarardır :)

özgün savaş tarafından mimlenmişim gayet hoş bulduğum ve mantıklı olduğunu düşündüğüm için yanıtlamak istedim.
Röportaj tadında ki bu mim belli sorulardan oluşuyor ve yanıtlamamız isteniyor...


Sorular:
1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim ?

Yanıtlar
1-) Blog yazmaya
profosyenel olarak ilk kez 13 Haziran 2006 tarihinde wolkanca da başladım. tabi ki daha öncesinde msn spaces zamazingosun da amatörce yazılarım vardı.(sanıyorum 2 buçuk sene önce başladım) .
2-) Genellikle komik şeyler yazmaktan haz alıyorum
kendimle alay ediyorum..Ancak; güncel olaylarıda takip etmek hoşuma gidiyor .Belli bir çizgim yok,çizginin dışına kaçırabiliyorum bazen :)
3-) Fragat ettiğim fazla birşey yok yazmak istem dışı gelişen birşey ben de.Hayatımı yönlendirebiliyorum o yüzden blog beni ele geçiremiyor.
4-) Her zaman keyifli bir uğraş olarak kalıcak asla zorundalık olarak görmedim görmem de.Çünkü ekmeğimi bundan kazanmıyorum yani sadece kendim için yazıyorum.Beğenilme kaygısı yok o nedenle doğal ve özgün kalabiliyorum sanırım.
5-) Hamile kaldığım zaman ... Çocuğuma da bulaşır diye korkuyorum : ) eheh
işin şakası insan sevdiği birşeyi bırakmaz o yüzden düşünmüyorum.
...
bende
Besin-Basak
Aynıben
Artemis
Paslıyorum efenim :)

mim ve ben ayrılmaz ikili

Sayfa 187 mimi daha öncede bu mimle karşılaştım ama beni bide eski patronum wolkan mimlemiş o yüzden yerine getirmeliyim diye düşündüm nede olsa bende emeği olan tek insan :)
Şimdi efendim hemen kalktım evmizin kütüphanesinden bir kitap buldum yakınımda olan bir kitap değil ama yakın hissettiğim bir kitap "Vatandaş Abuzer" ve hemen 187 . sayfasını açtım ve ilk cümleyi yazıyorum...

"Kısa bir süre sonra Abuzer i getirdiler. Komutan, Abuzer i dikkatle süzdü ; yüzü solmuş gözlerinin altında mor halkalar oluşmuştu."

Bu Mim daha öce döndüğü için ben kimseyi mimlemiyorum :)

100. Yazım

Öncelikle bugüne değin yanımda olan herkese sonsuz teşekkürler .
Blogger da 100. yazımı hepinize ithaf etmek istiyorum :)bir çoğunuz gibi bende ilk başta Msn spaces de başladım ilk yazmaya daha sonra bundan 3 sene önce sonra kapattım hoşuma gitmedi çünkü yazdıklarımı sadece kendim okuyordum. Daha sonra google gruplarda yazdım ama tabiki onlar forum tarzında tartışma kaynaşma tadındaydı.Sonra Wolkan la tanıştık ve wolkanca.com da mathilda olarak yazmaya başladım. derken bi blog açtı bana wolkanım ama Kayyonun yaptığı ibn... dolayı kapandı :)
Sonra bireysel olarak ilk blogumu açtım aydinturkgencligi.blogspot.com Ancak bi sabah kalktığımda ana sayfada kocaman bi ampül ve bir not vardı sanırım yazdıklarım birilerini rahatsız etmişti.
Ve bu güne geldik...
sadece öylesine olsun diye oluşturduğum bir blog olarak kalıcaktı ama hergeçen gün daha fazla kişi tarafından ziyaret edildi yorum aldı beğenildi tartışıldı ...
iyiki varsınız Teşekkür ediyorum hepinize.
Bu arada basakolmez.com a az kaldı :)
bide Google seni seviyorum
demeden geçemiycem :)

Bildirgec Hack lendi :)


Bugün Webrazzi de karşılaştığım yazı gözlerim in yerinden çıkmasına neden oldu başlık aynen böyleydi :) Bildirgec Hack lendi :) (Tabiki de böyle birşey yoktu) 12:20 gibi bildirgec in ana sayfasında ki yazılarda bi gariplik olmaya başladı birileri çok fena geyik çeviriyodu :) Sayfada sürekli wolkanca ve serkan urhan linkleri verilerilerek yazıların yazılması dikkat çekti ama kimse onlardan şüphelenmedi :) ancak bunu yapan ve bi 5 dk ünlü olduklarını idda eden kişiler onlardan başkası değil eski patronum Wolkan. ve Serkan ını sadece yakaladıkları bir açığı çok komik (bence) bir şekilde eheheh işte biz bulduk iyikide biz bulduk yoksa... der gibi,kötü şeyler olurdu aman dikkat edin gözünü sevelim gibi selzenişlerinden başka birşey değildi :)
Ben gerçekten çok güldüm ve yaratıcı buldum keşke her hack böyle olsa :) resimde http://www.webrazzi.com/ alınmıştır aman şimdi çaldın ettin denir Allah muhafaza çalıntı içeriğe hayıır yaşasın özgünlük :)

İstanbul istanbul olalı hiç görmedi böyle çıtır :)

son 3 gündür İstanbuldayım yorgunum argınım ama çok güzel geçiyor
Tek sorun uykusuzluk sanırım geldiğimden beri ortalama 5 saat uyumuşum onun ötesinde herşey yolunda... Kuzenimle alemlere akıyoruz :) pınarrla ama ne yazık ki bu esnada uyumayı unutuyoruz çok eğlenceli. Ya pazar günü de Wolkanıma gidicem Sultan pasta börek yap kız :)
şimdilik seyir defterinden bu kadar sakın şunu beklemeyin İstanbulun tarihi yapılarını gezdim her biri şahaser hayranlıkla baktım hatta boynum tutuldu bakarken çünkü; insan her geldiğinde de gezmezki ya! Anne hiç kusura bakma :) istiyorsan git kendin gez Eminiönü ne bırakırım seni 3 saat sonrada alırım haahhaha seviyorum kız seni aşkımm .

mathilda..


''Çoğu insan beni mathilda olarak tanır ta Wolkanca da yazdığım zamanlardan o yüzden bu yazıda size mathilda dan bahsedicem biraz''
Yazmayı seviyorum belkide kendimi en iyi bu şekilde ifade ettiğim için seviyorum . Bu gece oturdum kendime ait birşeyler yazmalıyım dedim.
Toparlayamadığım bir araya getiremediğim tüm devrlen cümlelerimi canlandırıyorum bu gece.
Hayatıma ait birşeylerden bahsetmek evet genellikle tüm yazarların başvurduğu bir türdür bu ancak ben o türün dışında bir deneme tadında bahsedeceğim kendimden.
Eylül ayında doğmuşum belkide bu yüzden yüzüm hüzne yakın son bahar gibi son çocuk olmanın tüm avantajlarını kullanmış ancak her nedense hayatta avantajsız bir durumda olan biriyim.
Neredeyse 15 ye yakın şehirde yaşadım ki yaşım 23 yaşımın katı kadar da yer gördüm.
Zamanla büyümeye başladım hayat yine iş başında tabii ki her türlü cilvesi ile karşıma çıktı.
birazda büyümemde katkısı oldu elbet gördüklerim, öğrendiklerim, okuduklarım, gezdilerimin yanında büyük bir etmendi hayat.
Babam ve Annemle aramızda çok yaş farkı olduğu için rahat büyüdüm küçüklüğümde aklımda kalan hep haytalıkla geçen zamanlar normal bir kız çocuğunun yapmaması gereken her ne varsa yaptım top koşturdum abim misket oynarken onun toplayıcısı oldum çeteleşme, komşu mahallenin çocuklarına hortumdan yaptığımız silahlarla çivi fırlatma dolu dolu geçti sonra annem kanser olunca hemen büyümem gerekti birden bire... 10 yaşında çocukluğuma veda ettim.Kimse farkına varmadı elbet bunun ama ben büyüdüm.
Çok aşık oldum o kadar çok ki hiçbirini hatırlamıyorum her rüzgara kapılıpta gitmedim elbet bana birşeyler katabilecek adamlardı hayatımdaki aşk olarak yer verdiklerim bir çoğunun bundan haberi bile yoktu ne demiş üstad (Atilla İlhan) Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.
Bende onun gibi yaşadım işte tüm aşklarımı.Kendimden çok büyük adamlardı belkide mathilda gibi hissetmem kendimi bu yüzden o da öyle bir aşk yaşadı bir katil ve kendinden yaşça büyük bir adam olan Leon işte onun kendi içinde yaşadığı aşk ne kadar imkansızsa benimkilerde öyleydi. Hiç birzaman gerçekten sevemedim kimseyi nedendir bilmem.
Ama her şeyde biraz daha olgunlaştım her yaşadığım hikayede.Bu yüzden olsa gerek başım biraz eğiktir ''olgun başağın başı eğik olurmuş'' adım gibi ... ben gibi..
Yaşanması gereken ne varsa yaşadık diyerek çıktık ya yola onun için şimdi geçmişe dönüp bakıyorumda ah edip vah edip üzüldüğüm şeyler olmamış hiç her şeyden birşey çıkartmışım sıkıntıdan bile...
Yazılabilecek daha çok şey var kimine göre ufak ama bana göre kocaman bir hayat ama sanırım şimdilik bu kadarı yeterli..

çok mutlyum

hiç tanımadığım insanlar yanımdalar ne mutlu beğenilerini kazanmak tebriklerini almak ...
deydi doğrusu
Türk Blog Yazarları na sonsuz teşekkürler..

merhaba

tekrar birlikteyiz işte...yazdıklarım,düşündükelrim,konuştuklarım,söylediklerim,yaptıklarım,gittiklerim,geldiklerim,hayallerim,umutlarım ... Ve daha birçok şey işte burada.Benimle olduğunuz için teşekkürler.