komik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
komik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Başak Ölmez ve Garip Bir Söyleşi

Sevgili Levent üşenmemiş tee kalkmış Bursalardan gelmiş. Neden? Sırf benimle röportaj yapmak için.
Tabii ki yalan :)
Levent yıllık iznini ailesi ile geçirmek için Didime tatile geldiğinde görüşmek için sözleştik bu arada da böyle bir çekim yapıverdik. Aslında tam anlamıyla da böyle olmadı amaaaan neyse işte Can
( Levent in oğlu) çekti, biz konuştuk, Yetkin de (sevgilim) karşımda oturup benimle dalga geçti :)
Ciddi anlamda bunaldım, terledim ve utandım yahu ne kadar zor birşeymiş kameralara alışmam zaman alıcak.
Biraz kilolu çıkmışım demek gerçekten doğruymuş 10 kilo fazla gösteriyormuş :)
Neyse lafı fazla uzatmıyayım işte o iğrenç röportaj elimde ki peçetedir önceden belirteyim ama konuşmanın sonunda artık o bir peçete değildi :)








isteksiz istekler



Bi kaç gereksiz isteğim var :)
Bunlardan biri kendi işimi kurmak ki bu nasıl
olucak hala bir fikrim yok ama bunu en kısa sürede yapmam gerek.
...................................................
Kilo vermek istiyorum.Öyle böyle değil planlarımın arasında yaklaşık bir 30 kilo var çünkü sıfır beden olabilmem için bu kadar kilo vermem gerek :)
...................................................
Bunun haricinde İtalyanca ve İspanyolca öğrenmek istiyorum.
...................................................
Ablamla yine sabahları sahilde yürüyüş yapmak istiyorum
.
...................................................
İstiklal de kaybolmak istiyorum
...................................................
Kısa vade de Urlaya ya da Foçaya gidip Fedon'a benziyene kadar bronzlaşmak istiyorum. Belki de yıllar sonra Datça olabilir...
...................................................
Balık tutmak istiyorum.
...................................................
Sevgilimin çocukluğunu çok merak ediyorum sırf bunun için geçmişe dönmek istiyorum çünkü ; onunla evcilik oynamak istiyorum :)
...................................................
Saçlarım artık uzasın istiyorum.

...................................................
Kırmızı yüksek ökçeli pabuçlar istiyorum :)
...................................................
Eski odamı geri istiyorum
...................................................
Oya (yöneticim) tatilden hiç dönmesin hatta gittiği tatil yöresine aşık olup oraya yerleşip domates yetiştirme kararı alsın istiyorum.
...................................................
Bir sabah zengin olarak uyanmak istiyorum.
...................................................
Dünya barışı sağlansın istiyorum :)
çok şey mi istiyorum?
Aaaa bi de anne olmak istiyorum


bitti.


İlk önce resme dikkatlice bakalım.


Statcounter arada bi bakıyorum işte kim girmiş, kim çıkmış diye :) genellikle google aramalarından gelen ziyaretçiler var malumunuz.
Ama bir tanesi var ki beni dehşete düşürdü, muhterem aynen arama çubuğuna böyle yazmış;

"başak olmez ben bu saatten sonra şarkısı"

Şimdi bu şarkıyı bir seferinde Günün Tınısı olarak bloga girmiştim hepsi bu.
Bir an da şarkıyı bana maal etmişsiniz helal olsun valla :)
Sevgili okuyucu ;
şimdi bu yazıyı okur ulan o benim dersin. Her kim isen o şarkıyı ben yazmadım.Beni bide telifle, melifle uğraştırmayın kardeşim :)

Çinli bir bilgeden erkeklere 5 altın öğüt

  • Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir kadın bulman önemlidir.
  • Espirili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bit kadın bulman önemlidir.
  • Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadın bulman önemlidir
  • Seninle aşk yapmayı seven bir kadın bulman önemlidir.
  • Bu dört kadının birbirlerini tanımamaları çok önemlidir.
Daha ne denebilir ki eliin çinlisi ve bilgesi bile bunu diyorsa :) iyiymiş valla!

Boşluk

Bir kaç satır
...
...
...
işte hepsi bu
Sonrası sana kalmış
ister doldur boşlukları
ya da bırak kaslın
feza da kocaman karadelik varken
sen içimdekini mi dolduracaksın?
Aman boşver.
Bırak kalsın.


Şiir yazmak hakkaten sanat işi. tam bu satırları yazarken Volkan messengerden birşeyler yazdı hemen ona yolladım yukarıda okuduğunuz berbat şeyi :)
İlk tepkisi Bunu sen mi yazdın? Demek oldu. O bile bu kadarını beklemiyordu sanırım. Berbat farkındayım ama dediği şeyden ötürü yayımlamak zorunda hissettim kendimi :)

Yeni Tema

Gece birden bire gayrıciddi ye girdim ve baktım işte "bu" dedim kendi kendime. Evet evet bu ben bu themes i istiyorum.
Messenger a baktım Onur yok -başka kim olabilir dedim ve aklıma volkan geldi.Hemen aradım kardeşim ben o themesi iistiyroum dedim. Sağolsun bi sözümle hemen işe girişti.
İlk önce "gayrıciddi" yi bozdu sonra basakolmez.org u halleti :)
ve ortaya bu çıktı


Evet blogum şu anda kişilik problemi yaşıyor, kendini gayrıciddi.org sanıyor ama olsun zamanla geçicek düzelicek biliyorum :)

Ana kart hey senin ananıı :)


Yine dolu dolu geçen bir iş günü. Her gün iş yerine geldiğimde belki bu sabah bir sorun yoktur, belki günaydın diye bir ses karşılar beni diye ümid ederken yine Başşak Bilgisayarım göçtü diye karşılandım :)
İnanın bana nasıl beceriyorlar nasıl ediyorlar da sapasağlam çalışan pc yi bozamayı başarıyorlar aklım almıyor.
Labaratuvar da Biyokimya cihazına bağlı makinanın çalışmadığını tesbit eden sevgili Nurten bütün günümü mahvedicek cümleyi kurdu "başşak bilgisayar göçtü"
Ben yine herzaman ki gibi Server dan kaynaklı birşey olduğunu düşünüp, aman veritabanı şifresini gireriz olay çözülür diye hayal ederken,hakketen bilgisayarın hiç bir şekilde çalışmadığını anladım.
Power tuşuna basınca hiç bir güç sinyali almıyordu...

Neyse öncelik olarak power tuşunda bir sorun olduğunu düşündüm
sonra hiç bir sorun olmadığını gördüm :)
başladım kasayı açmaya


Açtım
Açtım
Açtım

:)
Ana karta elektrik gidiyor ama fan da ya da efendime söyliyeyim orda burda elektrik aldığına dair hiç bir sinyal yok
Delirmemek içten değil
velhasıl onu yaptım bunu yaptım güç kaynağını değiştirdim, ardiyede duran kasalardan parçalar aldım, taktım... tık yok :)
Bir ihtimal power tuşuna tekrar basmayı denedim ve herşey o an bitti ...

Önce herşey çalıştı, sonra garip bir ses - ilginç bir akım - hafif bir duman - ve iğrenç bir koku.
Evet ana kartı yaktım :)
Hayatımda ilk kez bir anakartı yaktım gerçekten heyecan vericiydi .(en azından Server ın tamamını yakmıştım bi ara ondan sonra ikinci en heyecan verici diyebiliriz !)
Sonra gittim yeni bir anakart aldım onu taktım - bilgisayarla tanıştırdım, kaynaştırdım, aralarında ten uyumu olacak diye bekledim :)
Derken akşam oldu bu tüm cebelleşmelerim esnasında yavrum Gamzem de beni çekti en sağlıklı olanlarını sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Anlatırken komik geldi ama cidden çok zor bir gündü. Allahım umarım yarın bi sorun çıkmaz ve umarım yarın biri bana günaydın der. :)

başak ve bir çatlak parmak :)

Geçen hafta sonu bir kaza sonucu sağ eliminin orta parmağı çatladı :)Tıp merkezimize gelen yaşlı bir acil hastaya yardım ederken teyzemizin elimin üzerine oturması sonucunda oldu :) gülmeyin gebertirim.
Neyse bu çatlak el zaten bir çok insana malzeme oldu falan filan derken çok şükür geçti iyileşti elim.
Bu çatlak elle neler yaptım:

Web sitesi için profsyonel bir ekiple fotoğraf çekimi ...
Her gün yoğun bir tempoda çalışma
Bir server kasa tamiri
Blog yazarları organizasyonu
ve Volkanı ağırlama ... elimden çıkan şeyi volkana hediye ettim hatıra olarak saklasın diye belki parmağına takar yani işine yarar bilemiyorum tercih ona kalmış :)

Parmağım, fotoğraf ekibi, Tıp merkezimizin en sevilen Hekimi ve Zübeyde Hanımdan
bir kaç kare...

Kutunda ne hissediyorsun ?


ilginç ve son zamanlarda duyduğumuz literatüre girmesi beklenen bir soru tümcesi .
Kutunda ne hissediyorsun ?
Bölgesel bir anlamı olduğu için kutu kelimesinin genellikle her duyduğumda içimden gülmek geliyor :) mesela Ben konyalıyım ve Konya ve çevre il - ilçeler de kutu : kadının cinsel organı olarak anlamlandırılmıştır :)
Düşünün şimdi neden güldüğümü.
Bildiğiniz üzere Bir kanalda yayınlanan Var mısın ? Yok musun ? İsimli yarışma programında insanlar önlerinde bulunan, mavi renkteki kutuları açarak yarışıyorlar, para kazanıyorlar.
Ve bu yarışmada sürekli şu diyalog geçiyor

yarışmacı diğer yarışmacıya sorar :Kutunda ne hissediyorsun?
diğer yarışmacı cevap verir : küçük
tekrar sorar emin misin ?
yok yok büyük hissediyorum benim kutumu açma :p
şimdi sizde bu gerçeği öğrendikten sonra aynı diyalog - aynı soru sizlerede manadar gelmeye başlamadı mı ?

kutu kutu pense elmamı yerse arkadaşım volkan arkasını dönse :)
şimdi birde bunu düşünün :)

öpüyorum hepinizi
kutunuzda ne olursa olsun siz iyi hissedin
birgün ben de kapatılıcam biliyorum :)

Toplandık :)




19 nisan ve biz toplandık :)
size bu satırları toplantı anında yazıp yayımlamak istiyordum ama sabah Wolkanla mekana gittiğimiz de bir sürprizle karşılaştık Wi - Fi ayağına heryerde ki wireless bağlantılarına son verilmiş o nedenle ancak şimdi yazıyorum.
İnanılmaz sıcak bir toplantı oldu gerçe
kten katılımda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.
İlk etapta tek tek gelen arkadaşları karşıladık sonrasında aramızda bloglarının isimlerini telaffuz edemeyen bloggerlar olabileceğine şahit olduk :) ( emre çok tatlıydın ablacım )

İsimleri tek tek yazıcam ama liste Wolkan da kaldı Mustafada da kalmış olabilir :p
ekleme olayını sonra yaparız sorun değil hemen sıcağı sıcağına fotoları eklemek için birşeyler yazmak istedim sadece


Yer konusunda çok büyük bir problem yaşadık resmen kovulduk desem yeridir :)
30 tane adam hepsinin blogger olduğunu düşünün hayatlarını uçlarda yaşayan anarşist ruhlu adamlar :) masa düzenini beğenmedikleri için kalkıp 80 kez şekil değiştirdiler :)
çoğunluk öğrenci olduğu için haklı olarak fix bir menüye karşı çıktık ve en sonunda ben kendini halkla ilişkiler müdüresi s
anan bayanla kavga ettim ve orayı terkettik.
kendimizi en rahat en özgür hissedebileceğimiz bir yere gitmeye karar verdik Kordon sahil ve çimler :)
işte herşey burada başladı sayıda azalma olsada ciddi anlamda güzel insanlar bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık.

Geyik ve komik kısımlarını sanıyorum diğer arkadaşlarım yazarlar ben de burada yer veririm. Aslına bakarsanız ben bu yazıyı güncellerim sürekli ama şimdi herkesten önce yazmam gerektiği için bu acelem
Bizimle olan herkese sonsuz teşekkürler...

Not : resimlerin sıralaması tamamen dağılmış durumdadır hayal gücünüzü kullanmanız önemle rica olunur :)















































devam edicek :)

devamm :)

bu da gayrı ciddi nin izmir buluşması için çizdiği karikatür

herşey göründüğü gibi olmayabilir :)

Mercan ve Mathilda :)



Otopsiraporu ( onur ) ile eski aşk acılarımızı konuşurken birden aklımıza bu derin mevzuları karikatürize etmek geldi. - yani fikir tamamen benden çıktı , o çizdi :)
cidden çok hoşuma gitti sevdim ...
İşte ara ara aşkım depreştikçe yazdığım ;
Mercan :)
umarım hoşunuza gider.


:)


Wolkanca
da İzmir Buluşması için yazdığığım yazıya Gayrı Ciddi den hemen bir karikatür gelmiş. Çok hoşuma gitti sormaya fırsat kalmadan hemen aldım. Otopsiraporu kızmaz umarım :)

Kim bu adam yaa :)



Feridun Feridun Feridun :)

Annem, nereden duyduğunu anımsamadığı saçma sapan bişeyi uygulamaya kalkmış ve sonucunda sabaha kadar rüyasında Ferudun diye sayıklamış :)
Olay şudur :
Herhangi bir yüzüğün biyerlerine 'F' harfi yazıp yatağınıza giriyorsunuz. Sağınıza dönüp, görmek istediğiniz şeyi içinizden geçirip, 800 kez Feridun diyorsunuz.
Ve sonucunda psikopata bağlıyorsunuz, uykunuz kaçıyor ve sabaha kadar Feridun Feridun Feridun diye sayıklıyorsunuz

Sanırım artık seni her konuda örnek almamam gerekiyor anne :)

-Hayır sen yapıyorsun bi de kalkıp ertesi gece senin yüzünden ben denemeye kalkıyorum. Sonra bütün gece kaçıncı Feridun da olduğumu unutup en başta ki Feridun a dönüyorum ve aynı şekilde sabaha kadar ben de Feridunu sayıklıyorum.
Allah belanı versın Feridun
Hayatımız mahvoldu senin yüzünden :)

:)

iş yerinde sıkılırsanız ne yaparsınız ?

Fotoğraf çekinirsiniz :) Tamamen şuursuzca verilmiş pozlardır. özellikle 6. poza dikkat ederseniz işin neden olduğu depresif durumu tamamen görebilirsiniz. Her birimiz farklı ruh halleri içinde bakmışız, poz vermişiz :)
Bu arada Füsun ve Gamze ye tüm doğallıkları için teşekkür ederim :)





Dibine notica: Resimler web cam ile çekilmiş olup tarafımdan picasa ile bu hale getirilmiştir.

Hafta sonu tatili

Bu hafta sonu iş yeri olarak yaklaşık 50 kişi Ayvalık'a tatile gittik. Gerçekten inanılmaz eğlendim hatta tamamen sıkıntılarımdan ,üzüntülerimden uzaklaştım diyebilirim.Okadar keyif aldım ki en son kendimi sahnede elimle mikrofonla buldum :)
Otelimiz 4 yıldızlı bir pansiyondu tam anlamı ile bir rezaletti ama biz kötü durumları iyiye çevirmek için elimizden geleni yaptık ...

Kaldığımız otelin iskelesi :)

Akşam üstü, güneş ve ben :)

Şeytan sofrasından aşağısı...

Akşam yemeğinde bizim için tutulan Piyanist Şantör amcamız ne yazık ki hoppidi hoppidi havaları sevmediği için hali ile çalıp söylemedi de o nedenle iş başa düştü ve yoğun istek üzerine ilk önce Füsun Abla ile birlikte bir cici kızlar tadında Grup oluşturduk.Daha sonra ben performansımıza tek başıma devam ettim.Yaklaşık 15 şarkı söyledim ve en son olarak Hade Hade Hade ile kapanışı yaptım :)
Çok içtim, çok güldüm ,çooook göbek attım, çok gezdim ve çok eğlendim aslında anlatacak çok şey var ama kelimeleri toparlıamıyorum çünkü ;bu aralar hayatı sil baştan yaşıyorum, yıkıntıdan çıkıyorum o nedenle zor zamanlar hali ile devrilen kelimeleri düzeltmek zor geliyor.Siz beni anlarsınız...

Bu resimde ki su dolu olan çukur bir rivayete göre şeytanın ayak izi imiş. Ayvalıkta Şeytan Sofrası diye bir yerde bulunuyor ...

Bu arada Ayvalık'a ve Cundaya gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Tüüü Sizin Kalıbınıza :)


Bunlar hangi takımın futbolcuları? ya huu tanıyan var mı?

Kırmızı Başlıklı Kızı Ben Yazmadım!

Dün statcounter dan istatistiklerime bakarken Google dan yapılan bir arama sonucu bloguma düşen kişinin aramasına istinaden bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Zaat-ı Muhterem aynen şöyle bir ibare ile arama yapmış:

"Kırmızı Başlıklı Kızın Yazarı Başak ölmez" demiş
Daha sonra çıkan yanıttan tatmin olmamış demek ki bir de şu şekilde sorgulamış
"Kırmızı Başlıklı Kızın Yazarı Başak Ölmez mi "
Amma güldüm ya hu bildiğin hikaye, çocukken dinlediğimiz bir masal.Nasıl ben yazmış olabilirim ki kardeşim :) ?
Sadece hayal dünyamı bu masalın üzerinde konuşturdum hepsi bu tıpkı
Polyannayı Psikopat yaptığım bir yazı gibi.Bu da onlardan biri...
İstanbul da yaşıyan sevgili okurum, IP sinin sonu
191.146 ile biten dostum ;
Kırmızı Başlıklı Kızı ben yazmadım ve sanıyorum ki yazarıda belli değildir sanırım :)