geyik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
geyik etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

isteksiz istekler



Bi kaç gereksiz isteğim var :)
Bunlardan biri kendi işimi kurmak ki bu nasıl
olucak hala bir fikrim yok ama bunu en kısa sürede yapmam gerek.
...................................................
Kilo vermek istiyorum.Öyle böyle değil planlarımın arasında yaklaşık bir 30 kilo var çünkü sıfır beden olabilmem için bu kadar kilo vermem gerek :)
...................................................
Bunun haricinde İtalyanca ve İspanyolca öğrenmek istiyorum.
...................................................
Ablamla yine sabahları sahilde yürüyüş yapmak istiyorum
.
...................................................
İstiklal de kaybolmak istiyorum
...................................................
Kısa vade de Urlaya ya da Foçaya gidip Fedon'a benziyene kadar bronzlaşmak istiyorum. Belki de yıllar sonra Datça olabilir...
...................................................
Balık tutmak istiyorum.
...................................................
Sevgilimin çocukluğunu çok merak ediyorum sırf bunun için geçmişe dönmek istiyorum çünkü ; onunla evcilik oynamak istiyorum :)
...................................................
Saçlarım artık uzasın istiyorum.

...................................................
Kırmızı yüksek ökçeli pabuçlar istiyorum :)
...................................................
Eski odamı geri istiyorum
...................................................
Oya (yöneticim) tatilden hiç dönmesin hatta gittiği tatil yöresine aşık olup oraya yerleşip domates yetiştirme kararı alsın istiyorum.
...................................................
Bir sabah zengin olarak uyanmak istiyorum.
...................................................
Dünya barışı sağlansın istiyorum :)
çok şey mi istiyorum?
Aaaa bi de anne olmak istiyorum


bitti.

Çinli bir bilgeden erkeklere 5 altın öğüt

  • Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardım edecek olan, aynı zamanda da iyi bir işi olan bir kadın bulman önemlidir.
  • Espirili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bit kadın bulman önemlidir.
  • Kendisine güvenebileceğin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadın bulman önemlidir
  • Seninle aşk yapmayı seven bir kadın bulman önemlidir.
  • Bu dört kadının birbirlerini tanımamaları çok önemlidir.
Daha ne denebilir ki eliin çinlisi ve bilgesi bile bunu diyorsa :) iyiymiş valla!

Boşluk

Bir kaç satır
...
...
...
işte hepsi bu
Sonrası sana kalmış
ister doldur boşlukları
ya da bırak kaslın
feza da kocaman karadelik varken
sen içimdekini mi dolduracaksın?
Aman boşver.
Bırak kalsın.


Şiir yazmak hakkaten sanat işi. tam bu satırları yazarken Volkan messengerden birşeyler yazdı hemen ona yolladım yukarıda okuduğunuz berbat şeyi :)
İlk tepkisi Bunu sen mi yazdın? Demek oldu. O bile bu kadarını beklemiyordu sanırım. Berbat farkındayım ama dediği şeyden ötürü yayımlamak zorunda hissettim kendimi :)

Kınıyorum kardeşim :)

Bugün den itibaren ülkemizde bir milat başladı. Sigarayı artık eskisi gibi rahat rahat istediğimiz her an, her yerde içemiyeceğiz. Sanıyorum ki içersekte ya linç edilicez ya da para cezası ödeyeceğiz.
Alış veriş yaptım tek başıma bugün. Yoruldum, bunaldım birazcık soluklanmak için böyle efendime söyliyeyim Simit Köşku, Şatosu, Sarayı tadında bi yere girdim.
İçecek birşey aldım, masanın birine çöktüm sigara içmek istedim, gayrı ihtiyari elim çantama gitti bir an yasak geldi aklıma sonra orada çalışan bi elemana sordum masada kültablası olmasına rağmen emin olmak için - çocukta tabii hanfendi içebilirsiniz diyince ; rahatlıkla yaktım bi sigara.
Bir kaç dakika geçtikten sonra yan masada ki teyze resmen üzerime uçacakmış gibi bir
hamlede bulundu


ve elimdeki sigarayı alarak yere attı :)
Sonrası malum ufak bir tatsızlık yaşandı orada ki görevliler teyzeyi üst kata aldılar çünkü sigara içmeyenler için ayrılan bölüm üst kattaydı. (özür dilemeden gittin teyze unutmadım)
Ve böylelikle yasağın ilk hasarını yaşadım. Sonra eve geldim ve mevlüde ile bu yasağı protesto ettik :)
Türk halkı bu yasağa zor alışacak gibi görünüyor. Umarım bi dahaki sefere dayak yemeden rahat rahat sigaramı içebilirim :)

Yeni Tema

Gece birden bire gayrıciddi ye girdim ve baktım işte "bu" dedim kendi kendime. Evet evet bu ben bu themes i istiyorum.
Messenger a baktım Onur yok -başka kim olabilir dedim ve aklıma volkan geldi.Hemen aradım kardeşim ben o themesi iistiyroum dedim. Sağolsun bi sözümle hemen işe girişti.
İlk önce "gayrıciddi" yi bozdu sonra basakolmez.org u halleti :)
ve ortaya bu çıktı


Evet blogum şu anda kişilik problemi yaşıyor, kendini gayrıciddi.org sanıyor ama olsun zamanla geçicek düzelicek biliyorum :)

Ana kart hey senin ananıı :)


Yine dolu dolu geçen bir iş günü. Her gün iş yerine geldiğimde belki bu sabah bir sorun yoktur, belki günaydın diye bir ses karşılar beni diye ümid ederken yine Başşak Bilgisayarım göçtü diye karşılandım :)
İnanın bana nasıl beceriyorlar nasıl ediyorlar da sapasağlam çalışan pc yi bozamayı başarıyorlar aklım almıyor.
Labaratuvar da Biyokimya cihazına bağlı makinanın çalışmadığını tesbit eden sevgili Nurten bütün günümü mahvedicek cümleyi kurdu "başşak bilgisayar göçtü"
Ben yine herzaman ki gibi Server dan kaynaklı birşey olduğunu düşünüp, aman veritabanı şifresini gireriz olay çözülür diye hayal ederken,hakketen bilgisayarın hiç bir şekilde çalışmadığını anladım.
Power tuşuna basınca hiç bir güç sinyali almıyordu...

Neyse öncelik olarak power tuşunda bir sorun olduğunu düşündüm
sonra hiç bir sorun olmadığını gördüm :)
başladım kasayı açmaya


Açtım
Açtım
Açtım

:)
Ana karta elektrik gidiyor ama fan da ya da efendime söyliyeyim orda burda elektrik aldığına dair hiç bir sinyal yok
Delirmemek içten değil
velhasıl onu yaptım bunu yaptım güç kaynağını değiştirdim, ardiyede duran kasalardan parçalar aldım, taktım... tık yok :)
Bir ihtimal power tuşuna tekrar basmayı denedim ve herşey o an bitti ...

Önce herşey çalıştı, sonra garip bir ses - ilginç bir akım - hafif bir duman - ve iğrenç bir koku.
Evet ana kartı yaktım :)
Hayatımda ilk kez bir anakartı yaktım gerçekten heyecan vericiydi .(en azından Server ın tamamını yakmıştım bi ara ondan sonra ikinci en heyecan verici diyebiliriz !)
Sonra gittim yeni bir anakart aldım onu taktım - bilgisayarla tanıştırdım, kaynaştırdım, aralarında ten uyumu olacak diye bekledim :)
Derken akşam oldu bu tüm cebelleşmelerim esnasında yavrum Gamzem de beni çekti en sağlıklı olanlarını sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Anlatırken komik geldi ama cidden çok zor bir gündü. Allahım umarım yarın bi sorun çıkmaz ve umarım yarın biri bana günaydın der. :)

başak ve bir çatlak parmak :)

Geçen hafta sonu bir kaza sonucu sağ eliminin orta parmağı çatladı :)Tıp merkezimize gelen yaşlı bir acil hastaya yardım ederken teyzemizin elimin üzerine oturması sonucunda oldu :) gülmeyin gebertirim.
Neyse bu çatlak el zaten bir çok insana malzeme oldu falan filan derken çok şükür geçti iyileşti elim.
Bu çatlak elle neler yaptım:

Web sitesi için profsyonel bir ekiple fotoğraf çekimi ...
Her gün yoğun bir tempoda çalışma
Bir server kasa tamiri
Blog yazarları organizasyonu
ve Volkanı ağırlama ... elimden çıkan şeyi volkana hediye ettim hatıra olarak saklasın diye belki parmağına takar yani işine yarar bilemiyorum tercih ona kalmış :)

Parmağım, fotoğraf ekibi, Tıp merkezimizin en sevilen Hekimi ve Zübeyde Hanımdan
bir kaç kare...

Kutunda ne hissediyorsun ?


ilginç ve son zamanlarda duyduğumuz literatüre girmesi beklenen bir soru tümcesi .
Kutunda ne hissediyorsun ?
Bölgesel bir anlamı olduğu için kutu kelimesinin genellikle her duyduğumda içimden gülmek geliyor :) mesela Ben konyalıyım ve Konya ve çevre il - ilçeler de kutu : kadının cinsel organı olarak anlamlandırılmıştır :)
Düşünün şimdi neden güldüğümü.
Bildiğiniz üzere Bir kanalda yayınlanan Var mısın ? Yok musun ? İsimli yarışma programında insanlar önlerinde bulunan, mavi renkteki kutuları açarak yarışıyorlar, para kazanıyorlar.
Ve bu yarışmada sürekli şu diyalog geçiyor

yarışmacı diğer yarışmacıya sorar :Kutunda ne hissediyorsun?
diğer yarışmacı cevap verir : küçük
tekrar sorar emin misin ?
yok yok büyük hissediyorum benim kutumu açma :p
şimdi sizde bu gerçeği öğrendikten sonra aynı diyalog - aynı soru sizlerede manadar gelmeye başlamadı mı ?

kutu kutu pense elmamı yerse arkadaşım volkan arkasını dönse :)
şimdi birde bunu düşünün :)

öpüyorum hepinizi
kutunuzda ne olursa olsun siz iyi hissedin
birgün ben de kapatılıcam biliyorum :)

herşey göründüğü gibi olmayabilir :)

Mercan ve Mathilda :)



Otopsiraporu ( onur ) ile eski aşk acılarımızı konuşurken birden aklımıza bu derin mevzuları karikatürize etmek geldi. - yani fikir tamamen benden çıktı , o çizdi :)
cidden çok hoşuma gitti sevdim ...
İşte ara ara aşkım depreştikçe yazdığım ;
Mercan :)
umarım hoşunuza gider.


1 nisan

Bugüne ait güzel bir araştırma yaızısı olup tamamen alıntıdır :)


Online Şaka Müzesi, şimdiye dek anglo-sakson basınında yer almış 10 şakayı yayımladı

"İyi şaka yapmanın zor" olduğunu söyleyen hayali ve sanal müze "museumofhoaxes.com" yöneticisi Alex Boese, listeye bu yıl yeni giren olmadığını belirterek, "1 Nisanda yapılacak iyi bir şakanın" listeye girebileceğini söylüyor.

"Şakanın, insanları inandıran komik ve ender rastlanan ögelerin kombinasyonu olması gerektiğini" söyleyen Boese'nin listesi şöyle:

İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin 1957'deki "Panorama"da, aşırı ılık geçen kış ve spagettilere saldıran böceklerin ortadan kalkması sayesinde, İsviçreli köylülerin ağaçlarından görülmemiş spagetti rekoltesi elde ettiği bildirildi. Bunun üzerine binlerce İngiliz telefona sarılarak, evlerinde nasıl spagetti yetiştirebileceklerini sordu.

Amerikan Sport Illustrated dergisi, 1985'te, beyzbol topuna saatte 270 km hızla vuran ve New York Mets takımına transfer olacak Sidd Finch adlı hayali oyuncunun haberini yazdı. Makalede, oyuncunun bu yeteneğini bir Tibet manastırında idman yaparak elde ettiği yazıldı.

1962'de İsveç'in siyah beyaz yayın yapan tek televizyon kanalına 1 Nisanda çıkan bir teknisyen, yeni ve çok basit bir teknoloji sayesinde izleyicilere renkli televizyon izleyebilecekleri müjdesi verdi. Bu yöntem ekranın önüne bir naylon kadın çorabı germekti ve yüz binlerce kişi bu öneriyi gerçekten denedi.

1996'de Amerikan fast food zinciri Taco Bell'in, Amerikan bağımsızlık tarihinin sembolü olan ve Philadelphia'da bulunan özgürlük çanını satın aldığını ve federal hükümetin çanın adını Taco özgürlük çanı olarak değiştirdiğini açıklaması, halka arasında infial yarattı.

1977'de İngiliz The Guardian gazetesi, Hint Okyanusundaki hayali San Seriffe ada cumhuriyetinin 10. kuruluş yıldönümünü kutlamak için 7 sayfalık ek çıkardı. Ekte cumhuriyeti oluşturan "Yukarı Kasa" ve "Aşağı Kasa" adalarının kültür ve coğrafyası ayrıntılarıyla anlatıldı.

1992'de sol eğilimli NPR (ulusal halk) radyosu, Richard Nixon'ın "Kötü bir şey yapmadım ve bir kez daha kötü bir şey yapmayacağım" sloganıyla başkanlık seçimlerine aday olduğunu açıkladı. Nixon'ın sesini taklit eden kişi çok başarılı bulundu.

1998'de "Bilim ve Akıl için Yeni Meksikalılar", Alabama eyaletinin, Pi sayısını "İncil'den bir anlam katmak" amacıyla 3,0 olarak değiştirdiğini belirten açıklama yayınlamıştı.

Yine 1998'de fast food zinciri Burger King, USA Today gazetesine verdiği tam sayfa ilanla, ünlü "Whopper" hamburgeri yerine solak 32 milyon Amerikalı için "Solaklar için Whopper" ürününü çıkaracağını açıklamış, ardından yeni hamburger için yüz binlerce başvuru aldığını bildirmişti.

1995'te Discover dergisi, Aprile Pazzo isimli bir biyoloğun Antarktika'da kafası yassı kemiklerden oluşan ve penguenleri yakalamak için buzu büyük bir hızla ısıtan yeni bir tür hayvan türü keşfetiğini açıklamıştı.

1976'da da İngiliz gökbilimci Patrick Moore, 1 Nisan 09.47'de Plüton Jüpiter'in arkasında geçerken sıradışı bir olay meydana geleceğini, gezegenlerin bu dizilişinin Dünya'nın çekim gücünü azaltacağını söylemişti. Tam bu anda sıçrayanların havada uçma hissini duyumsayacaklarını söyleyen Moore'un bu açıklaması binlerce kişi tarafından uygulanmıştı.



Bu arada İzmir Buluşması İptal edildi arkadaşlar


Şakaaaaaaaaaaa :)

Kim bu adam yaa :)



Feridun Feridun Feridun :)

Annem, nereden duyduğunu anımsamadığı saçma sapan bişeyi uygulamaya kalkmış ve sonucunda sabaha kadar rüyasında Ferudun diye sayıklamış :)
Olay şudur :
Herhangi bir yüzüğün biyerlerine 'F' harfi yazıp yatağınıza giriyorsunuz. Sağınıza dönüp, görmek istediğiniz şeyi içinizden geçirip, 800 kez Feridun diyorsunuz.
Ve sonucunda psikopata bağlıyorsunuz, uykunuz kaçıyor ve sabaha kadar Feridun Feridun Feridun diye sayıklıyorsunuz

Sanırım artık seni her konuda örnek almamam gerekiyor anne :)

-Hayır sen yapıyorsun bi de kalkıp ertesi gece senin yüzünden ben denemeye kalkıyorum. Sonra bütün gece kaçıncı Feridun da olduğumu unutup en başta ki Feridun a dönüyorum ve aynı şekilde sabaha kadar ben de Feridunu sayıklıyorum.
Allah belanı versın Feridun
Hayatımız mahvoldu senin yüzünden :)

Algı ve zemin ilişkisi , sevişmesi :)






Eskiden gazetelerin pazar eklerinde şaşı bak şaşır diye bir sayfa olurdu.Ben her seferinde, şaşı olmama rağmen hiçbirşey göremezdim ama sonra zamanla öğrendim ki zemin ve algı ilişkisi diye bir olgu varmış :)
Şimdi bu resimlerde rahat rahat görebiliyorum hemde şaşı şaşı bakmama da gerek yok :)

Sevgililer Gününüz Kutlu olsun

Sevebilen, sevilebilen, aşık olabilen, hissedebilen, anlayabilen, yaşmayı becerebilen herkesin sevgililer günü kutlu olsun.
İçimde ki Şey seni seviyorum...
aslında şu kadarcık birşey, sadece resimde büyük çıkıyor
:)

ERKEĞİN gözünde KADIN

İşte erkeklerin gözünde kadınlar. Erkeklere göre gerçek kadın tanımı nedir?
Erkeklerin deyimiyle kadın gibi olmayan kadınların, erkeklerle amansız bir mücadeleye girdiği yeni bir dünya anlayışı hüküm sürüyor. Peki gerçek kadının tanımı nedir?

GERÇEK BİR KADIN MİNÜBÜSÇÜ GİBİ KÜFÜR ETMEZ: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın kesinlikle ağır küfürler ederek konuşmaz. En angarya işi yaparken ya da en zorlandığı anlarda bile. Bu tür kaba kelimeleri zihninin bir köşesinde tutar ve içinden söyler. Ancak erkek ara sıra da olsa adi kelimeler duymak isteyebilir. Özellikle seks yaparken. O yüzden gerçek bir kadının küfürlü konuşmayıp bu sözcükleri dilinin ucunda tutması gerekir. Kadınların düşündüğü: Tüm kötü kelimeleri etrafımdaki şaşkınlar için harcamak! Eğer bunları duymak bir erkeği rahatsız ediyorsa bunu anlayabilirim ama sadece onun istediği zamanlarda küfürlü konuşacak ve onun amaçlarına hizmet edeceksem buna katılmıyorum. Çok ikiyüzlü bir tavır. Kelime haznemin çeşitliliği ve renkliliğini sonuna kadar savunmayı tercih ediyorum.
GERÇEK BİR KADIN KALABALIK ARASINDA TAKILMAZ: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın yalnızdır. Erkek onu bir partide gördüğü zaman kimseyi tanımadığını hemen anlar. Büfenin yanında tek başına durmaktadır ve ona ulaşmak hiç de zor değildir çünkü etrafında aşılması gereken arkadaşlarından oluşan bir duvar yoktur. Ancak yalnızlığının özünde asosyal olması değil herkesle çok yakın ilişki kurmaktan hoşlanmıyor olması ve seçiciliği yatar. Kaldı ki yanına gelen erkekle sohbet etmesi ne kadar sosyal olduğunun göstergesidir. Kendine güven veren erkeklerle ilişki kurabilir ancak. Kadınların düşündüğü: Burada güvendeyim. Kalabalığın arasına karışıp yılışık adamlarla muhattap olmaktan çok daha iyidir. En azından bu şekilde gerçekten beğendiğim bir adamla kontakt kurabilir ve onun bana yaklaşması için fırsat yaratabilirim. Ara sıra insanın buna da ihtiyacı oluyor. Ama arkadaş grubum olmadan dışarıya çıkmayı çok da tercih etmem.
GERÇEK BİR KADIN TOPUKLU AYAKKABI GİYER: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın ne basket ayakkabısı (eğer Madonna değilse), ne çizme, ne balerin ayakkabısı, ne terlik, ne Birkenstock, ne de bot giyer. Hayır gerçek bir kadın sadece topuklu ayakkabı giyer. Tıpkı eskiden büyükannelerimizin zamanında olduğu gibi. Bacakların sonsuz görünmesini sağlıyor ve yürürken çıkan tıkırtı kulağa çok hoş ve kadınsı geliyor. Kadınların düşündüğü: Kendimi spor ayakkabıların ya da düz sandaletlerin içinde rahat hissettiğim kadar hiçbir ayakkabıda hissetmiyorum. Tabii bunların da en orijinal olan modellerini seçmeye çalışıyorum. Tabii ki yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabılar da satın alıyorum (hem de en pahalısından) ve giyiniyorum. Ancak her gün yüksek topuklarla yürümeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu da unutmamak gerek. Koşuşturma da cabası. Ayaklarımın isyanını duyar gibiyim. Rahat etmek istiyoruz!
GERÇEK BİR KADININ SAÇLARI UZUN OLUR:Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadının saçlarının içinde kaybolup orada yaşanabilmeli. Gerçek bir kadın aşk yaparken yeleleri boynuna dolanmalı ve sağa sola yayılmalı. Bu kesinlikle çok seksi! Eğer bir kadın saçlarını kesiyorsa bu kesinlikle düzene girmek içindir. Yoksa onları uzun bırakır. Bir erkeğin onları parmaklarıyla okşayıp şekil vermesi en doğal hakkıdır. Kadınların bazen topuz yapması da çok etkileyici olabiliyor. Özellikle mutfakta çalışırken aceleyle topladığı saçları çok seksi bir görüntü yaratabiliyor. Bunların hepsi çok kadınsı! Kadınların düşündüğü: Son alışverişimizde birkaç etek ya da elbise satın almışsak saçımızı çok kısa kestirmeyiz. Farklı modelleri ve çeşitli boylardaki kesimler güzel ama enseye traş gerektiren çok kısa modelleri biz de çok tercih etmiyoruz. Boynumuzu ortaya çıkaran modelleri seviyoruz. Ama bunun için sadece at kuyruğu ya da topuz yapmak gerekmiyor. Kısa saç da boyun ve dekolte kısmım oldukça seksi gösterebiliyor. Bu yüzden erkeklere kısa saç ve feminenliğin paralel olabileceğini anlatmak lazım.
GERÇEK BİR KADIN ÇİVİ ÇAKMAYI BİLMEZ:Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın buzdolabının kapısını kapatmak, otomobil park etmek ve bilgisayarda "elma V" yapmak için bile bir erkeğe ihtiyaç duyar. Kadınlar zeki ve duyarlıdır ancak el becerisi gerektiren işlerde değil. Çünkü onlar tamirci değiller. Gerçek bir kadın erkeği duvarda matkapla delik açarken tayyörü ile yerde oturup onu seyreder. Çünkü matkabı kullanmaya kalkarsa mutlaka kırar ya da kendini yaralar. Ve erkeği tamiratı bitince tebrik etmek için alkışlar. Kadınların düşündüğü: Her şeyi bildiğimiz gibi yaparsak erkeklerin onuru kırılabilir. Çünkü onlar kendilerini güçlü hissetmeyi sever ve bu tür minik işleri büyüterek üstün olduklarını kanıtlamak isterler. Yani egolarını okşamak gerek. Yamuk bile olsa duvara bir tabloyu asmayı becerdiklerinde mutluluktan bayılmamız gerekiyor. Eğer eleştirir ya da kendimiz daha iyisini yaparsak onların gözünde antipatik olabiliriz. Hangi erkek tıkanan lavaboyu açabilen ya da bozulan lambayı tamir eden bir kadından hoşlanır ki. Bizim görevimiz çekici çivi yerine parmağına vurduğu zaman pansuman yapmak ya da ağrıyan yerlerine masaj yapmak! Beceriksizliğiyle alay etmeyi aklınıza bile getirmeyin. GERÇEK BİR
KADIN EV İŞLERİNDEN ANLAR:Erkeklerin söylediği: Bu gerçek bir kadının doğasında vardır. Ev için en ekonomik alışverişi yapmayı bilir. Eve arkadaşlarımla geldiğimde yarım saat içinde sekiz kişilik yemeği parmağının ucuyla hazırlayabilir. Öte yandan bulaşık makinesini çalıştırabilir, çamaşırları asıp kuruyanları tek başına ütüleyebilir. Tüm bunların organizasyonunu yaparken hiç de zorlanmaz. Erkek çorabını arayıp da bulamadığı zaman yine o bulur. Neden biliyor musunuz çünkü o gerçek bir kadındır ve kayıp çorabın nerede olduğunu bilir. Kadınların düşündüğü: Ne kadar istesek de "aradığın şeyi bulmak için benim gibi bakmayı bil" demeyiz. Her konuda yardımcı olur sadece çorap değil aradıkları her şeyi buluruz. Bir çorabın tekiyle mutlu olabilmeleri bizi eğlendirir çünkü. Oysa bizim ev işlerinden anlamak istediğimiz etrafı çiçeklerle süslemek, buzdolabının üzerine notlar bırakmak, omuzlara kondurulan bir öpücük ya da bir tabak yemekle romantizm gibi şeyler olsa da gerçek hayatta olaylar böyle seyretmez.
GERÇEK BİR KADIN SADIKTIR: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın, gerçek bir erkek gibi değildir. Gerçek bir erkek tek başına gezen yalnız bir kurda benzer. Özetle değişiklikten pek hoşlanmaz. Ara ara kendini dışarı atar ve yuvasına geri geldiği zaman hiçbir şeyin önemi yoktur. Gerçek bir kadın tıpkı dişi kurt gibidir ve minikleri korumak için yuvada kalır, erkeğini bekler. Eğer şehvet ve heyecan arıyorsa Madam Bovary gibi kendi seçimini yapmak zorunda kalacaktır. Kadınların düşündüğü: Dişi aslan rolünü oynamamamız gerektiğini biliyoruz ama erkeklerin bizi dişi kurt olarak gördüklerini bilmiyorduk. Sadakat her iki taraf için de geçerli olmalı bu konuyu burada kapatmalı.
Sanırım işim gereği hergün elinde tornavida ve pense ile gezen bir bayan olarak, sürekli spor ayakkabı giyerek ve rahat konuşarak, erkeklerin gözünde ki kadın katagorisine girmiyorum. Hele ki çakmakla soda, bira ve türevli kapakları açabilme yetisine sahipken hiç ama hiç şansım yok :)
Napiyim kardeşim beni beğenen böyle beğensin allah allah :)

iş yerinde sıkılırsanız ne yaparsınız ?

Fotoğraf çekinirsiniz :) Tamamen şuursuzca verilmiş pozlardır. özellikle 6. poza dikkat ederseniz işin neden olduğu depresif durumu tamamen görebilirsiniz. Her birimiz farklı ruh halleri içinde bakmışız, poz vermişiz :)
Bu arada Füsun ve Gamze ye tüm doğallıkları için teşekkür ederim :)





Dibine notica: Resimler web cam ile çekilmiş olup tarafımdan picasa ile bu hale getirilmiştir.

Tüüü Sizin Kalıbınıza :)


Bunlar hangi takımın futbolcuları? ya huu tanıyan var mı?

Kırmızı Başlıklı Kızı Ben Yazmadım!

Dün statcounter dan istatistiklerime bakarken Google dan yapılan bir arama sonucu bloguma düşen kişinin aramasına istinaden bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Zaat-ı Muhterem aynen şöyle bir ibare ile arama yapmış:

"Kırmızı Başlıklı Kızın Yazarı Başak ölmez" demiş
Daha sonra çıkan yanıttan tatmin olmamış demek ki bir de şu şekilde sorgulamış
"Kırmızı Başlıklı Kızın Yazarı Başak Ölmez mi "
Amma güldüm ya hu bildiğin hikaye, çocukken dinlediğimiz bir masal.Nasıl ben yazmış olabilirim ki kardeşim :) ?
Sadece hayal dünyamı bu masalın üzerinde konuşturdum hepsi bu tıpkı
Polyannayı Psikopat yaptığım bir yazı gibi.Bu da onlardan biri...
İstanbul da yaşıyan sevgili okurum, IP sinin sonu
191.146 ile biten dostum ;
Kırmızı Başlıklı Kızı ben yazmadım ve sanıyorum ki yazarıda belli değildir sanırım :)


Eee nasıl olacak kızım bu?

70 yaşında bi erkekten sperm örneği almak isterseniz nasıl bir cevapla karşılaşırsınız?
Hemen söyeyim.
Dün öğle yemeğine yakın bir saatte aşağı kata indim ve labaratuar ın önünden geçerken şöyle bir dialoga şahit oldum:

Labartuar hemşiresi, yaşlı bir amcanın eline bir tetkik kabı tutuşturmuş.
-Kendisinde Prostat olup olmadığını anlamak için meni örneği alması gerektiğini söylüyor...
Amca , hemşireye şaşkın şaşkın bakıp
" eee nasıl olacak kızım bu ?" Diyor .
VE
Asıl bomba geliyor :
Al amca sen bu kabı eve götür. 1 Hafta içinde getirsende olur diyor :)
ve hemen o anda beynimde bir senaryo oluşuyor ...
Amcamız eve gider ve akşama doğru
"Hanım gel buraya! .. Bunu doktor istedi ya olacak ya olacak" der.
Ve 1 hafta geçer ama amca gelmez ...
Doktor, hastayı neden örneği getirmediğini öğrenmek için arar ve acı gerçeği öğrenir...
O akşam amcamız kalp krizi geçirip ölmüştür . Puhahaha :)
umarım öyle birşey olmaz :)