bayanlar bay mıyanlar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
bayanlar bay mıyanlar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

içimi dökebilir miyim ?

Hayatım da herşey iyi gidiyor son zamanlarda. Yapılan hataların bedellerini ödemiş olmanın verdiği rahveti yaşıyorum.
Bir çoğunuz bilir geçen yaz boyunca iğrenç bir işsizlik süreci yaşadım ve inanılmaz komik bir şekilde hastası olarak gittiğim sağlık merkezinde işe başladım. İş güzel gidiyor en azından şimdilik :) Entresan, anlamsız şeyler yaşıyor, bayan bir yönetici ile çalışmanın inceliklerini öğreniyorum. (!)
Hastalıklı bir histen kurtuldum, yalnız kaldım ama yılmadım.Yeri geldi bir fincan kahve de, yeri geldi bir tüp çikolata da buldum mutluluğu :)ruhumu arındırdım ve artık çook sağlıklıyım. Yeni
dostlarım oldu, yeni insanlar tanıdım.
Güzel olan herşeyin farkına varabiliyorum artık. Bir bebeği uzaktan değil koklayarak sevebiliyorum. İnsana özgü duyguları geliştiriyorum içimde. Bugüne değin yaşadıklarımı, biriktirdiklerimi kullanıyorum. 17 yaşında başladığım için çalışma hayatına artık asla isyan etmiyorum. Bir acenta sahibi iken sanayi de bir oto tamircisinde çalışmış olmaktan utanmıyor ; aksine gurur duyuyorum.
-Sorumluluklar beni yormuyor eskisi gibi.
Geriye dönüp baktığımda gülümseyerek anıcağım şeylerin olması ruhumu hafifletiyor-
*sadece sevemediğim insanlardan özür diliyorum- ( günah çıkarma değil sadece sevmeden kalsaydım hayatlarınızda, o ben olmazdım )


Mutluyum.
Hayatımda çok değer verdiğim bir İNSAN var onu canımı verebilecek kadar çok seviyorum .
İlk tanışmamız da bir meyhaneye gidip dansöz izlemiş olmak garip gelsede, hatta annemin onu bir kaç ay önce rüyasında görmesi sır kapısı tadı versede :)
Hayatıma onunla birlikte talihsizlikler girsede - arabaya bindiğimiz andan itibaren acaba bugün başımıza ne gelicek diye düşünmek zorunda kalsamda - ...
Bu cümlenin sonu gelmiyecek gibi
Yüzüne her baktığımda içime huzur doluyor. Günün her anında

yanımda olabileceğini bilmek bile yetiyor. Çok uzun zamandır tanıyorum seni yıllardır... Kendimden sayıyor, özüme katıyorum.Öyle bir şey ki bu; garip birşey işte. Yitirdiklerimi yeniden verdiğin için teşekkür ediyorum sana.
Bebek kokan sevgilim benim ( kabul edersen bu yazının da belli bir kısmını sana armağan ediyorum.)

" İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner
Beni bu rakıyla baş başa bırakma
Adam olayım çalışıp para kazanayım
Beni böyle işsiz güçsüz bırakma
Beni uslandır beni yüreklendir
Beni deli edip bırakma
Bilsen nereleri var kalk gidelim
Beni hep buralarda bırakma
Beni aç bırak evsiz urbasız bırak
Beni sensiz bırakma

Beni ne yap biliyor musun
Beni yont, beni arıt, beni ayıkla "



metin eloğlu


basite indirgenmiş bedenler...

Büyük adamlar genelde küçük kadınlara sevdalanırlar ... Sevdalar eski sevdalardan bahsediyorum elbette günümüzde yaşanan sıradan büyüsünü kaybetmiş, dejenere olmuş aşklardan değil.

Küçük kadınlar ...
Adı üstünde küçük kadınlar bir çok şeyle çok küçük yaşlarda tanışıp, küçücük yaşlarda kocaman kadın olan bedenler ... Çevrenizde onlardan sürüsü ile görebilirsiniz. Yüzlerinde ki ifade aynıdır, yurgun argın , üzgün, yaşanmışlıkların çirkin izleri ...
Sevgisiz bu bedenler, güçlü erkeklerin arkasına sığınmış aciz vücutlar...
Bir asalaktan ne farkları var ki ?
Biraz sertim sanırım bu konuda - sevgisiz bedenler , çirkin yüzler Aşkın piyasasını düşürüyorlar.
Bilgisiz ve umarsız hayatlar
Tek gayeleri ;
Markalı kıyafetler, lüks yerlerde yemekler, güzel otellerde anlamsız zevkler...
Sevgi nerede kaldı ? Büyük adamların sevgileri artık yetmemez mi oldu?
Saçmalıyor muyum ? Kime - neye ? Bu öfkem
Aşk gerçek aşk- Sevgi hesapsızca karşılıksız sevgi.
Uzak kavramlar ... Çirkinleşmiş zorla çirkinleştirilmiş
Bazen midem bulanıyor. İnsanların gözünde hayvansal güdülerle yaşadıklarını görmek çıldırtıyor beni. Yabancılaşmış sadece anlık zevklerle tatmin olan kadınlar ve adamlar .
Parayı veren düdüğü çalar devri artık .
Belki bana kızacak tepki gösterecek insanlar olabilir fakat yineliyorum;
güdüleri ile yaşayan insanlar çevreye verdikleri rahatsızlığın farkına varsınlar artık.

İzmirli Blogcular!









Arkadaşlar Burada isimleri resimleri cisimleri olan olmayan, İzmir de yaşayan yaşamayan.
Buluşalım kaynaşalım diye Eşşek kadar yazı yazıyorum daha ne yapayım

Deniz Akın Mustafa Turksavaş Uğur Samsa Oya Burak Barbak Oğuzhan Yılmaz
Okan Özkan Murat Vokan Karakuş Burak Doğan Montecito Gökçe Ertin Missmartlle Ufuk Eskici cakealamode Alisko Ezgi Özel Umut Benzer Pshcholatte Başak Esin Melih kirisci

Resimler Turk Blog Yazarlarından alınmıştır.



Kadınlar günümüz kutlu olsun

Bugün bizim günümüzmüş :)

O halde

Günümüz kutlu olsun ...

Sevgililer Gününüz Kutlu olsun

Sevebilen, sevilebilen, aşık olabilen, hissedebilen, anlayabilen, yaşmayı becerebilen herkesin sevgililer günü kutlu olsun.
İçimde ki Şey seni seviyorum...
aslında şu kadarcık birşey, sadece resimde büyük çıkıyor
:)

ERKEĞİN gözünde KADIN

İşte erkeklerin gözünde kadınlar. Erkeklere göre gerçek kadın tanımı nedir?
Erkeklerin deyimiyle kadın gibi olmayan kadınların, erkeklerle amansız bir mücadeleye girdiği yeni bir dünya anlayışı hüküm sürüyor. Peki gerçek kadının tanımı nedir?

GERÇEK BİR KADIN MİNÜBÜSÇÜ GİBİ KÜFÜR ETMEZ: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın kesinlikle ağır küfürler ederek konuşmaz. En angarya işi yaparken ya da en zorlandığı anlarda bile. Bu tür kaba kelimeleri zihninin bir köşesinde tutar ve içinden söyler. Ancak erkek ara sıra da olsa adi kelimeler duymak isteyebilir. Özellikle seks yaparken. O yüzden gerçek bir kadının küfürlü konuşmayıp bu sözcükleri dilinin ucunda tutması gerekir. Kadınların düşündüğü: Tüm kötü kelimeleri etrafımdaki şaşkınlar için harcamak! Eğer bunları duymak bir erkeği rahatsız ediyorsa bunu anlayabilirim ama sadece onun istediği zamanlarda küfürlü konuşacak ve onun amaçlarına hizmet edeceksem buna katılmıyorum. Çok ikiyüzlü bir tavır. Kelime haznemin çeşitliliği ve renkliliğini sonuna kadar savunmayı tercih ediyorum.
GERÇEK BİR KADIN KALABALIK ARASINDA TAKILMAZ: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın yalnızdır. Erkek onu bir partide gördüğü zaman kimseyi tanımadığını hemen anlar. Büfenin yanında tek başına durmaktadır ve ona ulaşmak hiç de zor değildir çünkü etrafında aşılması gereken arkadaşlarından oluşan bir duvar yoktur. Ancak yalnızlığının özünde asosyal olması değil herkesle çok yakın ilişki kurmaktan hoşlanmıyor olması ve seçiciliği yatar. Kaldı ki yanına gelen erkekle sohbet etmesi ne kadar sosyal olduğunun göstergesidir. Kendine güven veren erkeklerle ilişki kurabilir ancak. Kadınların düşündüğü: Burada güvendeyim. Kalabalığın arasına karışıp yılışık adamlarla muhattap olmaktan çok daha iyidir. En azından bu şekilde gerçekten beğendiğim bir adamla kontakt kurabilir ve onun bana yaklaşması için fırsat yaratabilirim. Ara sıra insanın buna da ihtiyacı oluyor. Ama arkadaş grubum olmadan dışarıya çıkmayı çok da tercih etmem.
GERÇEK BİR KADIN TOPUKLU AYAKKABI GİYER: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın ne basket ayakkabısı (eğer Madonna değilse), ne çizme, ne balerin ayakkabısı, ne terlik, ne Birkenstock, ne de bot giyer. Hayır gerçek bir kadın sadece topuklu ayakkabı giyer. Tıpkı eskiden büyükannelerimizin zamanında olduğu gibi. Bacakların sonsuz görünmesini sağlıyor ve yürürken çıkan tıkırtı kulağa çok hoş ve kadınsı geliyor. Kadınların düşündüğü: Kendimi spor ayakkabıların ya da düz sandaletlerin içinde rahat hissettiğim kadar hiçbir ayakkabıda hissetmiyorum. Tabii bunların da en orijinal olan modellerini seçmeye çalışıyorum. Tabii ki yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabılar da satın alıyorum (hem de en pahalısından) ve giyiniyorum. Ancak her gün yüksek topuklarla yürümeye çalışmanın ne kadar zor olduğunu da unutmamak gerek. Koşuşturma da cabası. Ayaklarımın isyanını duyar gibiyim. Rahat etmek istiyoruz!
GERÇEK BİR KADININ SAÇLARI UZUN OLUR:Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadının saçlarının içinde kaybolup orada yaşanabilmeli. Gerçek bir kadın aşk yaparken yeleleri boynuna dolanmalı ve sağa sola yayılmalı. Bu kesinlikle çok seksi! Eğer bir kadın saçlarını kesiyorsa bu kesinlikle düzene girmek içindir. Yoksa onları uzun bırakır. Bir erkeğin onları parmaklarıyla okşayıp şekil vermesi en doğal hakkıdır. Kadınların bazen topuz yapması da çok etkileyici olabiliyor. Özellikle mutfakta çalışırken aceleyle topladığı saçları çok seksi bir görüntü yaratabiliyor. Bunların hepsi çok kadınsı! Kadınların düşündüğü: Son alışverişimizde birkaç etek ya da elbise satın almışsak saçımızı çok kısa kestirmeyiz. Farklı modelleri ve çeşitli boylardaki kesimler güzel ama enseye traş gerektiren çok kısa modelleri biz de çok tercih etmiyoruz. Boynumuzu ortaya çıkaran modelleri seviyoruz. Ama bunun için sadece at kuyruğu ya da topuz yapmak gerekmiyor. Kısa saç da boyun ve dekolte kısmım oldukça seksi gösterebiliyor. Bu yüzden erkeklere kısa saç ve feminenliğin paralel olabileceğini anlatmak lazım.
GERÇEK BİR KADIN ÇİVİ ÇAKMAYI BİLMEZ:Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın buzdolabının kapısını kapatmak, otomobil park etmek ve bilgisayarda "elma V" yapmak için bile bir erkeğe ihtiyaç duyar. Kadınlar zeki ve duyarlıdır ancak el becerisi gerektiren işlerde değil. Çünkü onlar tamirci değiller. Gerçek bir kadın erkeği duvarda matkapla delik açarken tayyörü ile yerde oturup onu seyreder. Çünkü matkabı kullanmaya kalkarsa mutlaka kırar ya da kendini yaralar. Ve erkeği tamiratı bitince tebrik etmek için alkışlar. Kadınların düşündüğü: Her şeyi bildiğimiz gibi yaparsak erkeklerin onuru kırılabilir. Çünkü onlar kendilerini güçlü hissetmeyi sever ve bu tür minik işleri büyüterek üstün olduklarını kanıtlamak isterler. Yani egolarını okşamak gerek. Yamuk bile olsa duvara bir tabloyu asmayı becerdiklerinde mutluluktan bayılmamız gerekiyor. Eğer eleştirir ya da kendimiz daha iyisini yaparsak onların gözünde antipatik olabiliriz. Hangi erkek tıkanan lavaboyu açabilen ya da bozulan lambayı tamir eden bir kadından hoşlanır ki. Bizim görevimiz çekici çivi yerine parmağına vurduğu zaman pansuman yapmak ya da ağrıyan yerlerine masaj yapmak! Beceriksizliğiyle alay etmeyi aklınıza bile getirmeyin. GERÇEK BİR
KADIN EV İŞLERİNDEN ANLAR:Erkeklerin söylediği: Bu gerçek bir kadının doğasında vardır. Ev için en ekonomik alışverişi yapmayı bilir. Eve arkadaşlarımla geldiğimde yarım saat içinde sekiz kişilik yemeği parmağının ucuyla hazırlayabilir. Öte yandan bulaşık makinesini çalıştırabilir, çamaşırları asıp kuruyanları tek başına ütüleyebilir. Tüm bunların organizasyonunu yaparken hiç de zorlanmaz. Erkek çorabını arayıp da bulamadığı zaman yine o bulur. Neden biliyor musunuz çünkü o gerçek bir kadındır ve kayıp çorabın nerede olduğunu bilir. Kadınların düşündüğü: Ne kadar istesek de "aradığın şeyi bulmak için benim gibi bakmayı bil" demeyiz. Her konuda yardımcı olur sadece çorap değil aradıkları her şeyi buluruz. Bir çorabın tekiyle mutlu olabilmeleri bizi eğlendirir çünkü. Oysa bizim ev işlerinden anlamak istediğimiz etrafı çiçeklerle süslemek, buzdolabının üzerine notlar bırakmak, omuzlara kondurulan bir öpücük ya da bir tabak yemekle romantizm gibi şeyler olsa da gerçek hayatta olaylar böyle seyretmez.
GERÇEK BİR KADIN SADIKTIR: Erkeklerin söylediği: Gerçek bir kadın, gerçek bir erkek gibi değildir. Gerçek bir erkek tek başına gezen yalnız bir kurda benzer. Özetle değişiklikten pek hoşlanmaz. Ara ara kendini dışarı atar ve yuvasına geri geldiği zaman hiçbir şeyin önemi yoktur. Gerçek bir kadın tıpkı dişi kurt gibidir ve minikleri korumak için yuvada kalır, erkeğini bekler. Eğer şehvet ve heyecan arıyorsa Madam Bovary gibi kendi seçimini yapmak zorunda kalacaktır. Kadınların düşündüğü: Dişi aslan rolünü oynamamamız gerektiğini biliyoruz ama erkeklerin bizi dişi kurt olarak gördüklerini bilmiyorduk. Sadakat her iki taraf için de geçerli olmalı bu konuyu burada kapatmalı.
Sanırım işim gereği hergün elinde tornavida ve pense ile gezen bir bayan olarak, sürekli spor ayakkabı giyerek ve rahat konuşarak, erkeklerin gözünde ki kadın katagorisine girmiyorum. Hele ki çakmakla soda, bira ve türevli kapakları açabilme yetisine sahipken hiç ama hiç şansım yok :)
Napiyim kardeşim beni beğenen böyle beğensin allah allah :)

Bayanlar :)

Topumuz ilgi arsızıyız.Karşı cinsten bitmek bilmeyen bir ilgi bekleriz.İlgi göremediğimiz zaman delleniriz.Gururumuza yedirip bunu karşımızdaki garibana söyleyemediğimiz için, başka bir konuda hıncımızı alırız. İlişkinin başında gösterilen ilgi hemen alışkanlık yapar, ilginin arkası kesildimi, şu acıklı sorular dökülür ağızdan;
-Sen beni artık sevmiyor musun? -Hayatında başka birimi var?-Bana niye eskisi gibi bakmıyorsun? Erkeğin bu sorulara verecek cevabı yoktur.Açıkça itiraf edemez. "Yav çok ben, sıkıldım aynı şeyleri yapmaktan" diyemez. -Doğum günü, evlilik yıldönümü, ilk tanışma günü,ilk buluşma günü, vs günler hafızaya mıh gibi kazılıdır.Bu konuda doğuştan bir alarm sahibidirler,asla unutmayız. Unutan partnerin bittiği gün o gündür .Bu özel günlerin altında yatan yine özel bir sebeptir.Biz kadın milleti kendimizi özel hissetmek isteriz ve o özel günlerde, özel davranmak erkeğin boynunun borcudur. -Susmak, beceremediğimiz yegane eylemdir.Konuşma meziyetimizi sonuna kadar kullanırız, hatta çoğu zaman tek silahımızdır.Çenemizden bezen erkek, sırf çene etmeyelim diye her dediğimizi yapar.Tabi bu silahlardan sadece biridir, akıllı kadında, silahtan bol ne var. -Hediye almaya da vermeye de bayılırız.Biz ufak tefek şeyler alırken, karsıdan tek taş, pırlanta vs parlayan bütün mücevherleri bekleriz.Almadı mı, 'senin bana verdiğin değer bu kadar mıı?' sorusu gelir. -Alış-veriş hastasıyız ve alış-verişe birlikte çıkıldığı zaman, her vitrine bakarız ve her mağazaya istisnasız gireriz.Bundan şikayet eden erkek için 'dırdır' kaçınılmaz bir sondur. -Küsmek en büyük adetimizdir, hatta konuyu abartıp, vatan-millet meselesi haline getiririz.Çünkü erkeği kıvrandırmak,hakkıdır hakka tapan kadının.Şu da bir gerçek ki, kıvranmayı isteyen, kaşınan erkekler vardır.Bunları kaşıyacak potansiyel, kadında her zaman mevcuttur. Bu yazıyı okuyan beyler,artık anlayın şu bayanları.
Güzel bir yazı olduğu için sizlerle paylaşmak istedim..

Ben artık bir feministim

Başlık sizi ürkütmesin ama artık ben bir feministim
Bu yaşıma kadar gerçek sevgiyi bulamamış biri olarak verdiğim bir karardır.

Biri ile birlikte olmaya başlarsınız ...

Herşey çok iyi giderken birden bire farklı şeyler ortaya çıkmaya başlar. O aşk dolu adam sadece bedeninize ilgi duyuyordur artık...
Sizin için yanıp kül olurken bi bakmışsınız başka birine kapılıp gider.
Ailesi ile tanışırsınız, annesi ile kanka olursunuz ki tanıştırılma amacınız budur zaten. Sonra Annesinin arkadaşı ile birlikte olduğunu hisseder ve sizden kaçar çünkü; artık siz annesinin konken arkadaşlarından biri olmuşsunuzdur.
Saç renginizi beğenez , sürekli kokunuzu değiştirmenizi söyler "hayatım baharatlı bir koku denesen" neden tenime uymayan bir koku süreyim ki ? Sırf yolda yanından geçen bir kadında duyup etkilediğin için mi - asla !
Herkese farklı görünüp size doğal davrandığını kanıtlamak için dvd izlerken birden bire yanınızda gaz çıkartır :)
Sizi sizin istediğiniz kadar aramaz çünkü telefonda konuşmayı sevmez, mesaj hiç yazmaz çünkü ; iki kelimeyi bir araya getirip cümle kurma yetisine sahip değildir.
Bedri Baykam dan bahsedersiniz o kim lan der gibi bakar size.
Bulmaca çözmenizle dalga geçer , bira içmek istersiniz Hemoroidini azdırdığı için oturup sizinle bira içmez.
Küçükken "Tır Şöförü" olma hayalinizi şaka ile anlatırsınız .. Ertesi gün farklı dünyaların insanları olduğunuzu söyler ve sizi bir daha aramaz :)
İlk başta sizi afrodit olarak görür ama daha sonra hernedense kilolarınız göze batar ...
bu durum genelde ya sizi gördüğünde katarakt hastasıdır ameliyat olup o fluluktan kurtulmuştur ya da artık hayatında zayıf bir kız vardır sizden başka...
Boyunuz ondan bir kaç santim uzundur bu durum aşka engeldir çünkü aşk boyla ilgili bir olaydır!
Ofsaytın ne olduğunu bilmek , korner olduğunda ahaa korner diye bağırmak onu ezmeye çalıştığınıza düşünmesine sevk edersiniz ama o bilmez ki siz Beşiktaş'ın
1980 kadrosunu sayabilecek kadar derinlikte Futbol bilgisine sahipsiniz ...
Arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmesine karıştığınızda sizden nefret eder çünkü;
o arkadaş toplantılarında neler yaşandığını siz ondan daha iyi bilirsiniz ve bu hiç hoşuna gitmez ...
En kötüsü de erkekler tüm bu saydığım ve daha çooooğaltabileceğim özelliklerin tümüne sahiptir kimileri farklı şekiller de gösterir, kimileri de aynen anlattığım gibi.
İllaki istisnai durumlar mevcuttur.O noktada da bana halt yemek düşer :)

Özetle :
Bahsettiğim tüm bu erkeklere özgü davranış bozukluklarından dolayı artık ben bir Feminist olmaya karar verdim.
Vatana millete hayırlı uğurlu olsun ...
ehe :)


Yeni gelinlik modellerimiz :)






Aşk komplike olaylar dizisi midir?


Nedir aşk? Sadece ruhsal bir olgu mu yoksa hormonal depreşimler mi? Hislerimize, fizyolofik reaksiyonlar katkıda bulununca daha bir anlamlı mı oluyor?
Ne kadar çok soru sordum böyle kendi kendime ancak çözümlemesi güç bir kavramdan bahsederken bu kadar çok soru sormak yerindedir diye düşünüyorum.
Uyandığınızda karnınızın tam ortasında hissetiğiniz kalp atışları, aklınıza geldiğinde avuçlarınızın terlemesi, gülümsemesini düşünce uzaklaradalıp gitmek... Daha sayabileceğim bir çok fiziksel reaksiyon.
Evet aşk sadece" hormonal ve fiziksel bir olgu".Zorunlu olarak kişisel kanaatim bu.
Diyelim ki ben de ya da başkasın da bazı hormonal bozukluklar var ve aşık olmaya neden olan hormonları salgılyamıyor o zaman ne olacak? Aşk özürü olan bedenler mi çıkıcak karşımıza ?
Bir de ömrü hesaplanıyor ya en rahatsız eden mevzulardan biride budur. 3 yıl bir ömür biçiliyor aşka ve bu da yine hormonlarla açıklanıyor.
O zaman nerede kaldı duygular, hisler?
Sevişmenin gölgesinde kalan duygular belli bir zaman sonra enkaz halini alıyor.
Aşkın rengi kırmızı... Çiçekleri bile sınıflandırıyoruz.
Neden?
Çünkü aşk komplike bir şey gibi gösterilmeye çalışıp içinden çıkımaz bir hal alması sağlanıyor.
Sevgililer günü "101 tane gül" , yıl başı "kırmızı don", özel günler "orkide", evlenme teklifi "tektaş",
Bu mudur aşk? ya da aşk üzerinden sektör oluşturulması ne kadar doğrudur?
Sorular yığınla devam edicek gibi görünüyor...
Demem o ki aşk;
görmek, duymak, acıkmak, dokunmak, üşümek, ağlamak, gaz çıkarmak, burnunuzu karıştırmak, işemek , uyumak ve sayabileceğim bir çok fiziksel faliyet gibi olağan ve sıradan bir şey.
Sanırım bunu idrak edip sindirmek gerek ondan sonra aşka karşı olan bakış açımız değişecektir eminim.

Yüzüklerin Efendisi :)



Bundan bi kaç gün önce evlenme teklifi aldım. Şaşırmayın evet gayet ciddiyim. Şimdi neden gayri ciddi bir konu gibi size lanse ettim dilerseniz anlatayım. Evet gerçekten böyle bir teklif aldım ama yapan kişi çok yakın bir arkadaşım olduğundan ve sürekli bu evlenme konusu ile ilgili geyik yaptığımızdan ötürü, gerçekte olsa bu teklifi bir türlü ciddi olduğunu kabul edemedim :) Ancak bir husus var ciddiye almadığımı kendisine de çok bariz bir şekilde belli ettim ve bu yüzden 2 gündür kendisi ile görüşmüyoruz. Sanıyorum onu kırdım... Ama şekerim Messengerda da evlenme teklif edilmez ki :)


Hayatınızda bir gün bile kadın olmanın ne demek olduğunu düşündünüz mü?

En azından bugün düşünün!

Göz muanesi dediğin böyle olur


sanırım gözü görmeyen beyler bile görücem diye büyük bir gayret sarf eder :)

Portakal soyuşunu seyretmek çok güzel

Kadın oldukça hoş,alımlı güzelce birşey.
Adam işinde başarılı,kariyer sahibi.
Seviyorlar birbirlerini uzunca süren bir flörtten sonra evleniyorlar.
Herşey gayet yolunda gidiyor mükemmel bir evlilik yaşamaktalar..
Ta ki; kadının kafasında sebebini bulamadığı düşünceler yer almaya başlayana kadar.
Kadın…
Son zamanlarda ilişkilerine dair hep kendi kendine şunu soruyor:
Sadece bedeni mi seviyor? İyi bi seks hayatımız var bu mu beni çekici kılan ona karşı tam olarak ne ifade ediyorum onun için.?
Günlerdir bu sorularla boğuşmakta adamsa hiçbişeyin farkında bile değil. soramaz da bunu şimdi tam çıkmazda kadın.
Derken bi akşam televizyon karşısında yine her akşam ki rutinleri…
Kadın birden adamın ona baktığını farkediyor adamsa öööle dalmış,karısına bakıyor kadın oralı olmuyor,elinde bıçak adamsa hala bakmakta kadın nedense dönüp bakamıyor bile garip duygular içinde ve dayanamıyor, dönüyor …O da o da bir şey söleycek ama susuyor.
Noldu der gibi bakıyor elinde bıçak öylece bakıyor…
Adam gülümsüyor ve şöyle diyor:
"Portakal soyuşunu seyretmek çok güzel."
-İşte anahtar cümle
herşeyi bir anda yoluna koyuveren cümle…
Kadın şaşırıyor, mutlu..çok mutlu,huzurlu ama şaşkın o anda tüm o sorular dağılıveriyor birden kadının aklında ki.
Adam mı?O maalesef olan biten hiçbirşeyin farkında bile değil sadece gülümsüyor...

Sanırım bazen biz çok kuruyoruz içimizde ve bu tarz düşünceler bazen bizi felaketlere bile götürebilyor .
Herşeyi konuşmak, konuşarak paylaşmak hayatı daha yaşanılır bir hal aldırıveriyor
öyle değil mi?