aşkmeşk etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
aşkmeşk etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Canımın yarısına

Sana ilk aşık olduğum an geldi aklıma nasıl birşeydi bu sanki ilk kez böyle bir hissi yaşamıştım.
o şarkı çaldı birden bire...
Si tu te vas ve Julio Iglesias işte o an ölüyordum...








julio iglesias - si tu te vas(1)



Öncesinde konuştuklarımız geldi aklıma hayır dedim hayır Başak durdur içindeki şeyi -neyse artık o şey :)
Sesi duyuyordum sadece, sana bakamıyordum bile. Öylesine karşıya diktim gözlerimi arabanın camından, Alsancağın koynuna baktım ışıl ışıldı...
Sonra camda yansımama baktım kapkaranlık,koyu bir hal almıştı yüzüm.
Öyle bitti o akşam.

Sonra bir gün ... Birden bire ellerimi tuttun nasıl oldu bu hala hiç bir fikrim yok ama ilahi bir kuvvet sana yaptırdı bunu :)
Gittim, bittim dediğim anda çıktın karşıma (sakın kızma geçek bu) belkide bu yüzden işte bu denli güveniyor ve seviyorum.
Arkadaşım, oğlum, ağabeyim, babam...
Canımın yarısı.
Hiç kimsemin olmadığı şu büyük şehirde herşeyim oldun.
Biraz daha dinginleştim seninle.
Akıllandım, uslandım, sakinleştim.
Fevri olmayan kararlar almamı sağladın.

Sıkıldığım bunaldığım anlarda içimi aydınlattın.
Daha çok şeyler yaptın farkında olmadan.
Seninle yaşadığımın, nefes aldığımın farkına vardım ohh be dedim :)

Aklıma sen gelince hep bir şiir beliriyor dilimde ''bilsen nereleri var kalk gidelim '' diyor şair ...
Mesela at yarışı izlemeye gidelim hipodromda :) sonra Mardin'e gidip güneşin doğuşunu izleyelim beyaz damlarda...


Ya da Sevtap Parman ı izlemeye gidelim Julio Iglesias a gidemedik bari ona gidelim :)
Valla işin şakası işte canımsın, herşeyimsin, seviyorum uleen seni :)
Bi de seni uzun süredir araba kullanmayı bilmiyorum diye kandırıp, bana araba sürmeyi öğret diye başının etini yiyip sonra da bugün çok güzel! araba kullandığım için özür dilerim :p

Kokun

Seni gördüğüm an sevginin kokusunu hissetim,
Bir bebeğin dünyaya gözlerini açtığında ki bakışıyla izledim,
Emdiği sütün kıymetini gördüm gözlerinde
Bir annenin bebeğinden aldığı kokuyu buldum sende…
Ateşli bir akşamda kokunla bir oldum,

Kokun,
Sanki berraklığın,
Masumiyetin yanında kişiliğinin harmanlanmasıydı.
Güneşin ilk ışıklarına kadar senin kokunlaydım.
Sevginin kokusunu duymak istiyorum…
Ve.. Sen varsın artık, gerisini yok sayarım.
Gözlerinde merhameti,
Bakışlarında bir annenin şefkatini görebildiğim tek kişi,

Seviyorum Seni !

boşver


kızıl siyah bulutlar sevdadır bu dediğim
anlatsam anlamazlar boşver
Kayahan Açar

Dünyalar benim olsada yinede istemem.Yalnız sensin benim yüzümü güldüren.

Uzun zaman olmuş yine günün tınısı yapmıyalı hemen aklıma gelen ilk gelen şarkıyı paylaşıyorum sizlerle. Yıllar önce Nilüfer in seslendirdiği Taaaa uzak yollardan ama benim Ziynet Sali den dinlemekten haz ettiğim çok güzel bir şarkı;
Ta Mavra Matiasu.s d a
Sıradaki şarkıyı seven, sevilen herkese yolluyorum :)
"Haykırsam Göklere Artık yanımda Beni benden çok seven...
Dünyalar benim olsada yinede istemem yalnız sensin benim yüzümü güldüren."


içimi dökebilir miyim ?

Hayatım da herşey iyi gidiyor son zamanlarda. Yapılan hataların bedellerini ödemiş olmanın verdiği rahveti yaşıyorum.
Bir çoğunuz bilir geçen yaz boyunca iğrenç bir işsizlik süreci yaşadım ve inanılmaz komik bir şekilde hastası olarak gittiğim sağlık merkezinde işe başladım. İş güzel gidiyor en azından şimdilik :) Entresan, anlamsız şeyler yaşıyor, bayan bir yönetici ile çalışmanın inceliklerini öğreniyorum. (!)
Hastalıklı bir histen kurtuldum, yalnız kaldım ama yılmadım.Yeri geldi bir fincan kahve de, yeri geldi bir tüp çikolata da buldum mutluluğu :)ruhumu arındırdım ve artık çook sağlıklıyım. Yeni
dostlarım oldu, yeni insanlar tanıdım.
Güzel olan herşeyin farkına varabiliyorum artık. Bir bebeği uzaktan değil koklayarak sevebiliyorum. İnsana özgü duyguları geliştiriyorum içimde. Bugüne değin yaşadıklarımı, biriktirdiklerimi kullanıyorum. 17 yaşında başladığım için çalışma hayatına artık asla isyan etmiyorum. Bir acenta sahibi iken sanayi de bir oto tamircisinde çalışmış olmaktan utanmıyor ; aksine gurur duyuyorum.
-Sorumluluklar beni yormuyor eskisi gibi.
Geriye dönüp baktığımda gülümseyerek anıcağım şeylerin olması ruhumu hafifletiyor-
*sadece sevemediğim insanlardan özür diliyorum- ( günah çıkarma değil sadece sevmeden kalsaydım hayatlarınızda, o ben olmazdım )


Mutluyum.
Hayatımda çok değer verdiğim bir İNSAN var onu canımı verebilecek kadar çok seviyorum .
İlk tanışmamız da bir meyhaneye gidip dansöz izlemiş olmak garip gelsede, hatta annemin onu bir kaç ay önce rüyasında görmesi sır kapısı tadı versede :)
Hayatıma onunla birlikte talihsizlikler girsede - arabaya bindiğimiz andan itibaren acaba bugün başımıza ne gelicek diye düşünmek zorunda kalsamda - ...
Bu cümlenin sonu gelmiyecek gibi
Yüzüne her baktığımda içime huzur doluyor. Günün her anında

yanımda olabileceğini bilmek bile yetiyor. Çok uzun zamandır tanıyorum seni yıllardır... Kendimden sayıyor, özüme katıyorum.Öyle bir şey ki bu; garip birşey işte. Yitirdiklerimi yeniden verdiğin için teşekkür ediyorum sana.
Bebek kokan sevgilim benim ( kabul edersen bu yazının da belli bir kısmını sana armağan ediyorum.)

" İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner
Beni bu rakıyla baş başa bırakma
Adam olayım çalışıp para kazanayım
Beni böyle işsiz güçsüz bırakma
Beni uslandır beni yüreklendir
Beni deli edip bırakma
Bilsen nereleri var kalk gidelim
Beni hep buralarda bırakma
Beni aç bırak evsiz urbasız bırak
Beni sensiz bırakma

Beni ne yap biliyor musun
Beni yont, beni arıt, beni ayıkla "



metin eloğlu


ta mavra matiasu

Ne demiş şair;
"aşk en büyük sağlık".
çok sağlıklıyım :)

basite indirgenmiş bedenler...

Büyük adamlar genelde küçük kadınlara sevdalanırlar ... Sevdalar eski sevdalardan bahsediyorum elbette günümüzde yaşanan sıradan büyüsünü kaybetmiş, dejenere olmuş aşklardan değil.

Küçük kadınlar ...
Adı üstünde küçük kadınlar bir çok şeyle çok küçük yaşlarda tanışıp, küçücük yaşlarda kocaman kadın olan bedenler ... Çevrenizde onlardan sürüsü ile görebilirsiniz. Yüzlerinde ki ifade aynıdır, yurgun argın , üzgün, yaşanmışlıkların çirkin izleri ...
Sevgisiz bu bedenler, güçlü erkeklerin arkasına sığınmış aciz vücutlar...
Bir asalaktan ne farkları var ki ?
Biraz sertim sanırım bu konuda - sevgisiz bedenler , çirkin yüzler Aşkın piyasasını düşürüyorlar.
Bilgisiz ve umarsız hayatlar
Tek gayeleri ;
Markalı kıyafetler, lüks yerlerde yemekler, güzel otellerde anlamsız zevkler...
Sevgi nerede kaldı ? Büyük adamların sevgileri artık yetmemez mi oldu?
Saçmalıyor muyum ? Kime - neye ? Bu öfkem
Aşk gerçek aşk- Sevgi hesapsızca karşılıksız sevgi.
Uzak kavramlar ... Çirkinleşmiş zorla çirkinleştirilmiş
Bazen midem bulanıyor. İnsanların gözünde hayvansal güdülerle yaşadıklarını görmek çıldırtıyor beni. Yabancılaşmış sadece anlık zevklerle tatmin olan kadınlar ve adamlar .
Parayı veren düdüğü çalar devri artık .
Belki bana kızacak tepki gösterecek insanlar olabilir fakat yineliyorum;
güdüleri ile yaşayan insanlar çevreye verdikleri rahatsızlığın farkına varsınlar artık.

Mercan ve Mathilda :)



Otopsiraporu ( onur ) ile eski aşk acılarımızı konuşurken birden aklımıza bu derin mevzuları karikatürize etmek geldi. - yani fikir tamamen benden çıktı , o çizdi :)
cidden çok hoşuma gitti sevdim ...
İşte ara ara aşkım depreştikçe yazdığım ;
Mercan :)
umarım hoşunuza gider.


ikisini birden içtim, inan içim yanıyor





Şarap mahzende yıllanır,

Aşkın kalbimde yıllanıyor,
İkisini birden içtim
İnan içim yanıyor,
İnsan dudak kadeh,
Kadeh dudaktır sanıyor,
Dudak kadehtir sanıyor,
İkisini birden içtim
İnan içim yanıyor.


nezamadır günün tınısı yapmamışım...
inanılmaz bir bir şarkı Müzeyyen SENAR ın sesinden
dinlemek beni mest ediyor hatta mahvediyor...
umarım beğenirsiniz.
dibine not: bundan sonra her yazıya kendi resmimi koyucam:)




Huzursuzum


Biliyorum Ooof deyince çıkacak bir sıkıntı değil bu içimde ki. O yüzden; derin derin nefes al deme bana!.

Karmaşa

Yoğun işler,koşuşturmalar... Hayatın telaşesinde geçiyor zamanlar . Geride bıraktıklarım önüme kattıklarımla yaşıyorum artık.
Uzun muhasebeler- kendimle savaşım - olduğum konum , statüm , rolüm ,normum ... Bunlar mı beni ben yapan?
Ya ben ya ben bu denli yıpranmışken başka hayatlarda kendimi arayışım ...
Hata mı yapıyorum acaba(?) diye soruyorum kendi kendime - işte bir hata daha ve getirisi bir çentik mi olacak?
Korkularım.
Onlardan her kaçışımda biraz daha artıyorlar ne acı.
Şair in dediği gibi:
Daha çok olmalı.
Yok olmalı.
Yeter mi bu acı?
Ah bu acı ...
Demek ki alıştıkca bünye de etkisizleşiyor acı ve daha fazla dozda istiyor insan.
İsteklerimiz doğrultusunda kurduğumuz dünyalarda yaşamaya alıştırmışız kendimizi.
Beklentilerimizi karşılamayınca mutsuzlukla cezalandırmak ödev olmuş artık bizim için
Mutsuzum çünkü; mutluluk uzakta.
Sessizim çünkü; konuşmak yoruyor beni bu aralar.
Yorgunum çünkü ; hafifliğinde kaybolacağım bi şey yok.
Çünkü ;
Karmaşam da boğuluyorum.


Bu arada güzel bir blog tavsiyesi Tanıdık izler bulabileceğiniz bir blog Dejavu ben çok beğendim umarım sizler de beğenirsiniz.

Sevgililer Gününüz Kutlu olsun

Sevebilen, sevilebilen, aşık olabilen, hissedebilen, anlayabilen, yaşmayı becerebilen herkesin sevgililer günü kutlu olsun.
İçimde ki Şey seni seviyorum...
aslında şu kadarcık birşey, sadece resimde büyük çıkıyor
:)

Bir gölge gibisin içimde , uzaklaştıkça büyüyor iz düşümün..


...Keşkelerin olmaktan öteye geçemiyeceksem,ben yokmuşum gibi davranmaya devam etmelisin.Bırak kalsın dağınıklığım, toplamaya çalışma ardımdan. Sessizliğimi alıp giderim ben.

Geride kaldığını düşünme çünkü içimdeyken, seni ardımda bırakıp gitmem biraz zor olur.
Elimizde kalanlarla yaşamaya çalışmadan hep daha fazlasını istemekle mi yaptık hatayı ?
Sen bunların bilincindeyken tüm şuurunla geldin bana fazlası olamıyacağını bile bile .
Suçlu arar gibi bir halim olsada, kader demekten başka bi çarem yok .
Kaderde ayrılık varmış ,hasret varmış, acı varmış.

Bir asansör boşluğunda kaldı bizim sevgimizin ilk heyecanı, bir taksinin camında son bakışlar ...
Ağladığım için tam göremedim sen de bana baktın mı ?
Mercan gözlü adam.Ben parmak uçlarımla sevdim seni bir cerrah gibi , yoksa bu denli özen göstermeden üstün körü yaşardım, inciterek...
Büyük ellerinde kaybolurken avuçlarım ben hissettim sıcaklığını .
Öylesine,sıradan, bayağı bedenlerde aramadım seni, kaldı ki bir başka göz de bile bulamamışken...
Neden yaptın? Keşke bütün meyhanelerini gezseydin de İstanbul'un, beni kadehteki dudak izlerinde arasaydın ...
Şimdi ne yapmalıyım diye düşünüyorum da sanırım bundan fazlasını yapamam.
Gel desem gelmiyeceksin, "gel desen de gelmem". O halde kal orada, ben de burada.

Sen orda ben burda ...
Ömür biter nasıl olsa...

Sen olsanda olur olmasanda

Özlüyorum galiba ...
Sessizlikte daha çok geliyorsun aklıma ...
Gözlerini, hafif marur bakışların...
Yüksek ökçeli hayatından, benim düz taban hayatıma inişinin zorluğuna dayanamayışın, isyanların... Zorlanışların ... Gidişlerin...
O halde git, git diyor şair
Peki neden başka birşey diyemiyor."Gidersen git" mesela ya da bir daha gelme gibilerinden illa bir açık kapı kalıyor gidenin ardından?
Belki kalanın kapıları kapatmamak istediğindendir belki de gemiler yanmadan yerinde dursundur tek istediği.
Ben onu bunu bilmem sadece acımı yaşarım, özlerim , ağlarım sızlarım.Hayatımı karman çorman yaparım. Senin haberin olmaz ben hayatta kalırım öyle köşelerde biyerlerde ...
Arada bir hasretin hortlar ... Susarım , sessizleşirim , dinginleşirim ...
Bir şekilde sen yoksan bile seninleymişim gibi devam ederim.
Sanıyorum kişisel saplantıdan öteye geçmez sensizlik elbette ruhsal bozukluklara neden olabilecek dozda sevgin var hala içimde ama bu asla şizofrenik bir vakka halini almıyacaktır
Ben sadece acımı yaşıyorum hepsi bu .
Ben acımla yaşamayı öğreniyorum.
Sen olsanda olur olmasanda ...
.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni...

"kuşlar toplanmış göçüyorlar
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"seni o kadar yakından görünce,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"hızla geçen otobüslerin ardından benzeşmek...
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"iyi anlarında sesin kalınlaşıyor.
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"baktım yeri toparlıyor ayak izleri
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"eşiklere oturmuş bir dolu insan
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?..
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"uzaklardaydın, oracıkta öbür kıtada,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"ikinci bir parıltı var senin bakışlarında
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"kehanet adlı kısacık bir şiir buldum
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"iki çay söylemiştik orda, biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

"an ki fıskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"

Cemal Süreyya

Aşk komplike olaylar dizisi midir?


Nedir aşk? Sadece ruhsal bir olgu mu yoksa hormonal depreşimler mi? Hislerimize, fizyolofik reaksiyonlar katkıda bulununca daha bir anlamlı mı oluyor?
Ne kadar çok soru sordum böyle kendi kendime ancak çözümlemesi güç bir kavramdan bahsederken bu kadar çok soru sormak yerindedir diye düşünüyorum.
Uyandığınızda karnınızın tam ortasında hissetiğiniz kalp atışları, aklınıza geldiğinde avuçlarınızın terlemesi, gülümsemesini düşünce uzaklaradalıp gitmek... Daha sayabileceğim bir çok fiziksel reaksiyon.
Evet aşk sadece" hormonal ve fiziksel bir olgu".Zorunlu olarak kişisel kanaatim bu.
Diyelim ki ben de ya da başkasın da bazı hormonal bozukluklar var ve aşık olmaya neden olan hormonları salgılyamıyor o zaman ne olacak? Aşk özürü olan bedenler mi çıkıcak karşımıza ?
Bir de ömrü hesaplanıyor ya en rahatsız eden mevzulardan biride budur. 3 yıl bir ömür biçiliyor aşka ve bu da yine hormonlarla açıklanıyor.
O zaman nerede kaldı duygular, hisler?
Sevişmenin gölgesinde kalan duygular belli bir zaman sonra enkaz halini alıyor.
Aşkın rengi kırmızı... Çiçekleri bile sınıflandırıyoruz.
Neden?
Çünkü aşk komplike bir şey gibi gösterilmeye çalışıp içinden çıkımaz bir hal alması sağlanıyor.
Sevgililer günü "101 tane gül" , yıl başı "kırmızı don", özel günler "orkide", evlenme teklifi "tektaş",
Bu mudur aşk? ya da aşk üzerinden sektör oluşturulması ne kadar doğrudur?
Sorular yığınla devam edicek gibi görünüyor...
Demem o ki aşk;
görmek, duymak, acıkmak, dokunmak, üşümek, ağlamak, gaz çıkarmak, burnunuzu karıştırmak, işemek , uyumak ve sayabileceğim bir çok fiziksel faliyet gibi olağan ve sıradan bir şey.
Sanırım bunu idrak edip sindirmek gerek ondan sonra aşka karşı olan bakış açımız değişecektir eminim.

Aşk Aşk Aşk

“Mutlu aşk yoktur.” - Aragon
“Aşk bize güç veren tek özgürlük yitimidir.” - Aragon
“Zorlu olan: Kişi’nin kendi içindeki Aşk’ı yaşatmayı bilmesidir şüphesiz. Daha da zorlu olanı: İki kişinin, karşılıklı, günden güne aynı Aşk’ı beslemeleri, Tutku’ya yaşama hakkı vermeleridir.” - Enis Batur
“Düzmece sevginin kendine özgü yazgısı var: Kısa sürede ya sen onu yer bitirirsin, ya o seni yer bitirir.” - Nermi Uygur
“Aşk iyidir bak Duyumunu arttırır insanın.” - Edip cansever
“Ancak söylenmemiş aşklar aşktır.” - William Blake
“Aşk kişiler arası bir ilişkidir: Yani, sahiplenmede aradığımız şey, sahiplenilen kişinin kendisini vermesidir. Bizim hoşumuza giden, bu verişteki kişiliktir, yoksa verilen nesne değil. Ten, güzellik, zekâ verilmedikleri sürece aşktaki çekiciliklerini yitirirler. Bunlardan zevk alınabilir, ama sevilemez.” - Jerome-Antoine Rony
“Eğer kalbim sonsuza dek sevmeyecek kadar aşağılık olsaydı, dişlerimle parçalardım onu.” - Napoleon Bonaparte
“Aşk var, ama aşık olmak kolay mı?” - Artun Ünsal
“Toplumumuzda aşk’ta bireyin önemi yok pek. Daha çok etsiz, kansız, düşsel, kavramsal bir sevgili söz konusu. O sevgiliye de el sürülmez elbet töbe töbe…” - Tomris Uyar
“Aşkta engel ne kadar büyükse aşk da o kadar büyük olur.” - Tan Oral
“Aşk yaşayan varlığa biçim veren önemli kategorilerden biridir.” - Georg Simmel
“Ey sevda yaşayamazsın, Öl bari Al yanına aşkı, muhabbeti, yari Git ölü sözcükler gömütlüğüne” - Hüsrev Hatemi

Facebook Sen Nelere Kadirsin :)

Ya bu facebook :) hakkaten şeytan işi bişi. Bir kaç hafta önce yoğun bir şekilde, ilk okulda ki arkadaşlarım tarafından tabiri caiz ise deşifre edildim. Gayet güzel,herşey yolunda derken ana bir baktım ilk aşkım eklemiş beni.Çok şaşırdım, komik geldi. Daha sonra işte tahmin ettiğiniz üzere bir mesaj geldi aynen aktarıyorum:"Sakın bana ilkokuldaki küt, sarı saçlı kız oldugunu söleme.Sen misin yoksa? Merkez ilkokulu Keriman hoca?"
Demiş aman yarabbi kalp ritmim değişti iyice bi heyecanlandım avuçlarım terledi :)
Nasıl birşeymiş bu ya ilk aşıkın 15 yıl sonra tekrar karşına çıkıyor ve salak bir şekilde tıpkı o günlerde ki gibi bir heyecanla elin ayağına karışıyor.
Derin bir nefes aldım ve o psikolojiden kendimi çıkarttım hemen cevap yazdım.
"Evett benim :) Sen de şişko bir Serhat var dı o musun? :p ve akabinde uzunca bir mesajlaşma geçti Facebook uzerinden.Geçekten komikti :)
Neyse efendim bugün buluşmak için sözleştik zar zor buluştuk Hayal Kahvesi /İzmir de. ilk başta uzun bir özür dileme faslı geçti neden diyeceksiniz? Ben o dönemlerde sınıfa sonradan katıldığım için bir gruplaşma olayı hakimdi ve bu yüzdendir ki; o nun dahil olduğu gruptan çok pis bir dayak yemiştim :) ilk önce yıllardır içinde yanıp duran vicdan azabını sonlandırdık. Daha sonrası o nerde bu nerde aaa şu şöleydi gibi eski günleri yaad ettik.
Çok güzel vakit geçirdik ha bu arada ben ufak bi itirafta bulundum ona karşı olan platonik aşkımdan bahsettim...Gülüştük :)
Geldi ayrılma vakti o Karşıyaka ya geldiği için ben uğurladım.Durakta otobüsünü bekledik ayak üstü bi kaç kelam daha ettik ve otobüsümüz göründü :)
Çok garip bir vedalaşma geçti aramızda.Sanki birdaha görüşmiyecekmişiz gibi sarıldık birbirimize.Çok içtendi garip oldum ya hu :)
Alemim ben ya sen kalk 15 yıl sonra bul beni içimdekileri kustur oturt bi de bunları yazdırt. Valla helal olsun sana ilk aşkım :)
Dur bide şarkı ekliyim buna tam olsun
Efenim öpüyorum hepinizi sevgi ile kalın ...


Duvara bir çentik daha atıyorum.

ikili ilişkiler benim için hep zor olmuştur hernedense . Nedenini bilmediğim bir şey olur ve biter , devamında acı çeker , ağlar sızlar ,yalnız kalırım orada biyerlerde. Sevmeyimi bilmiyorum yoksa bu güne kadar hiç sevilmedim mi ? Bu soruyu sorarım hep kendime.Empati kurmaya çalışırım yerine koyabilmeyi, öteki olabilmeyi denerim ama nafile hep bi yerde tıkanır kalırım...
Yoğunlaşırım.
Aslında biten nedir? Ya da zaten başlayan birşey var mıdır ?
Sorular beynimde kendi kendime düşünürken daha bir çoğalır ve can sıkıcı olur .Yüzleşmekten kaçındıklarım karşıma çıkar ve bu durum hiç hoşuma gitmez. Bunun nedeni de yaşdığım aşkın şizofrenik boyutlarda olmasıdır
Sanıyorum ki; her insan farklı şekilde yaşıyor acısını.Kimileri dile getiriyor, kimileri böyle benim gibi satırlara döküyor. Rahatladığımı hafiflediğimi hissedeceğim günler henüz yakında değil biliyorum. Şimdilik en iyisi duvarıma bir biten aşk için daha çentik atmak.

Günün tınısı da bu yazı eşliğinde olsun
Herneyse


Sana şiirler yazmak isterdim...

sana şiirler yazmak isterdim

ama olmuyor işte olmayınca

kırılıveriyor ellerim parmaklarım

yılgınlıktan değil bilesin bu halim

seni düşündüğümden yazamıyorum bunca

ibrahim Eryılmaz