boşver
kızıl siyah bulutlar sevdadır bu dediğim
anlatsam anlamazlar boşver
saat 11:40 sabahın en sinir bozucu saatleri çünkü öğle arasına 20 dk kaldı e bu dakikalar her nedense geçmek bilmiyor.
karnım aç!
çok kilo aldım! ne yemeği başak!
saçlarımdan nefret ediyorum!
kırmızı oje sürmek istiyorum hemen şimdi!
kahvenin tadımı bi garip ne (?) yok yok iyi değilim.
SGK dan nefret ediyorum ya kardeşim ben bilgisayar tamircisiyim ne anlarım
evraktan-mevraktan
sıkıldım bunaldım blog anlıyor musun?
bu senin rengin de bunalttı beni içimi kararttın -simsiyah- ne o öyle?
yıllık iznimde gelmedi hala.bi garip bu adamlar daha 6 ay oldu işe gireli yıllık izin hakkı verdiler bana. oooff
yazmıycam canım sıkıldı.
.........................................................
saat 21:03 hala işteyim evraklar var girmem gereken dağ gibi önümde ben onlara bakıyorum onlarınınsa hiç umurunda değilim cümlelerim bile devrildi ne yazdım ulen ben.!
sıkkınım kardeşim bunaldım.
kahrımdan ölücem.
duyanım var mı merak ediyorum.
manitamda zaten iş için seyehatte :) bu replikten oldum olası nefret etmişimdir...
-sunucu kadına sorar:
eşinizin sizi aldattığını nasıl anladınız?
-kadın yanıtlar :
eşim son zamanlarda sık sık iş seyehatlerine çıkıyordu sonra birgün hiç gelmedi :)
ulan yetkin aldatıyor musun beni yoksa ?
:)
ben bu yazıdan da sıkıldım
baş baş !!!
Hayatım da herşey iyi gidiyor son zamanlarda. Yapılan hataların bedellerini ödemiş olmanın verdiği rahveti yaşıyorum.
Bir çoğunuz bilir geçen yaz boyunca iğrenç bir işsizlik süreci yaşadım ve inanılmaz komik bir şekilde hastası olarak gittiğim sağlık merkezinde işe başladım. İş güzel gidiyor en azından şimdilik :) Entresan, anlamsız şeyler yaşıyor, bayan bir yönetici ile çalışmanın inceliklerini öğreniyorum. (!)
Hastalıklı bir histen kurtuldum, yalnız kaldım ama yılmadım.Yeri geldi bir fincan kahve de, yeri geldi bir tüp çikolata da buldum mutluluğu :)ruhumu arındırdım ve artık çook sağlıklıyım. Yeni dostlarım oldu, yeni insanlar tanıdım.
Güzel olan herşeyin farkına varabiliyorum artık. Bir bebeği uzaktan değil koklayarak sevebiliyorum. İnsana özgü duyguları geliştiriyorum içimde. Bugüne değin yaşadıklarımı, biriktirdiklerimi kullanıyorum. 17 yaşında başladığım için çalışma hayatına artık asla isyan etmiyorum. Bir acenta sahibi iken sanayi de bir oto tamircisinde çalışmış olmaktan utanmıyor ; aksine gurur duyuyorum.
-Sorumluluklar beni yormuyor eskisi gibi.
Geriye dönüp baktığımda gülümseyerek anıcağım şeylerin olması ruhumu hafifletiyor-
*sadece sevemediğim insanlardan özür diliyorum- ( günah çıkarma değil sadece sevmeden kalsaydım hayatlarınızda, o ben olmazdım )
Mutluyum.
Hayatımda çok değer verdiğim bir İNSAN var onu canımı verebilecek kadar çok seviyorum .
İlk tanışmamız da bir meyhaneye gidip dansöz izlemiş olmak garip gelsede, hatta annemin onu bir kaç ay önce rüyasında görmesi sır kapısı tadı versede :)
Hayatıma onunla birlikte talihsizlikler girsede - arabaya bindiğimiz andan itibaren acaba bugün başımıza ne gelicek diye düşünmek zorunda kalsamda - ...
Bu cümlenin sonu gelmiyecek gibi
Yüzüne her baktığımda içime huzur doluyor. Günün her anında
yanımda olabileceğini bilmek bile yetiyor. Çok uzun zamandır tanıyorum seni yıllardır... Kendimden sayıyor, özüme katıyorum.Öyle bir şey ki bu; garip birşey işte. Yitirdiklerimi yeniden verdiğin için teşekkür ediyorum sana.
Bebek kokan sevgilim benim ( kabul edersen bu yazının da belli bir kısmını sana armağan ediyorum.)
" İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner
Beni bu rakıyla baş başa bırakma
Adam olayım çalışıp para kazanayım
Beni böyle işsiz güçsüz bırakma
Beni uslandır beni yüreklendir
Beni deli edip bırakma
Bilsen nereleri var kalk gidelim
Beni hep buralarda bırakma
Beni aç bırak evsiz urbasız bırak
Beni sensiz bırakma
Beni ne yap biliyor musun
Beni yont, beni arıt, beni ayıkla "
metin eloğlu